NurDergi

You are here: Ana Sayfa BİLİM Kur'an'da ki bilim ve teknoloji..

Kur'an'da ki bilim ve teknoloji..

e-Posta Yazdır PDF

Kur'an bize neyi anlatmak istiyor? Bilim ve teknolojiyle ilgili gelişmeler Kur'anda ne kadar yer alıyor? Bize verilmek istenen asıl mesaj nedir? O'nu nasıl anlamalıyız?.

“Evvelâ; amacımız Kur’an’ı değişip duran ilimlerin bugünkü seviyesiyle bir görmek, hatta henüz ispatlanamamış ilimleri, Kur’an’a şahit yapmak ve Kur’an âyetlerini bu ilmî buluş ve nazariyelere tatbik etmek değildir. Aksi taktirde büyük bir yanılgıya düşülmüş olunur. Binaenaleyh Kur’an âyetleri yeni ilmî gelişme ve nazariyelerle telife çalışılmamalıdır”.
“Evet Kur’an’ın hakkaniyeti için hemen ilmî mesnet ve takviyeler, payanda ve koltukları aramaya çalışmak Kur’an’ı küçültmek ve beşer seviyesine düşürmek olur. Yine , asırların herhangi bir diliminde tesbit edilen ilmî meselelere “ Kur’an bunu anlatıyordu” deyip delil bulmaya çalışmak, pozitif bilimlere Kur’an’ı teyit ettirmek ve her yeni tesbit karşısında  “ Kur’an’da bu da vardı: şu âyet bununla ilgiliydi” gibi iddialarda bulunmak, ilimler karşısında içine düşülen bir kompleksin ve Kur’an’ı ikinci derecede görmenin ifadesidir.”
“İlim ve fenler devamlı değişmekte, bugün doğru kabul edilen çok şeyin, yarın yanlış olduğu ortaya çıkmakta, sürekli yeni nazariyeler üretilmekte ve bir ilim adamının hakikat diye taktim ettiğini bir başkası pekâlâ çüretebilmektedir. Halbuki, Kur’an’ın ifade ettiği hakikatler sabit, değişmez, yanılmaz ve ebedidir. Peki nedir öyleyse yapılması gereken?”
“Kur’an’ı ilmî gelişmeler değil, ilmi gelişmeleri ve buluşları Kur’an’ın arkasından koşturmalı ve tevfikini takip etmeliyiz.”
“Yani ey ilimler, işte bakın, siz esas özünüzü bu Kur’an’da bulacaksınız. Sizin nihai şeklinizi ve varacağınız hakikati haber vermekte ve kaderinizi çizmektedir. Bakın da gerçek şekliniz ve mahiyetinizle bu Kur’an’da kendinizi görün. Eğer daha henüz bu seviyeye gelememişseniz, haydi çalışıp çabalayın ve Kur’an’daki ulaşacağınız nihai sınırı ve gerçek mahiyetinizi kazanmaya bakın” demeliyiz.”
Ayrıca yukarıdaki bilgilerin dışında şunun da vurgulanmasını elzem görüyorum:
Kur’an’ın en önemli vazifesi, kullara Allah’ı tanıtmaktır. İsimleri nedir? Kâinatı nasıl idare eder? Kudreti, ilmi ne kadardır? gibi  Allah hakkında bilinmesi gerekenleri öğretir.
Tanıttığı bu Allah’a karşı kulluğun nasıl yapılması gerektiğini, yaratanın kullardan nelerin yapılmasını isteyip, nelerden sakınmalarını emrettiğini ders vermektedir.
Alimler, Kur’an’ın dört maksat üzerinde temerküz ettiğini söylüyorlar.
Yani insanları tevhid, nübüvvet, haşir ve adalet ile ibadete yönlendirmektedir.
Temel gayesi budur.
Bu nedenle Kur’an’da anlatılan diğer bütün şeyler bu temel maksatlara yöneliktir.
Binaenaleyh Kur’an bir fizik, kimya, biyoloji veya tarih kitabı değildir ki bu ilimlerin konularından onların bahsettiği şekilde bahsetsin.
Kur'an-ı Kerimi doğru anlayabilmek için bu temel görüşleri öncelikle bilmeli ve Kur’an’a bu zaviyeden bakmalıyız.
Recai ALBAY

 

 
FacebookTwitterGoogle bookmarkDel.icio.usDiggIWIWSatartlapLinkter.huvipstart.huUrlGuru.huBlogter.hu

AYET MEALİ

Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: “Allah’ın yolu asıl doğru yoldur.” Sana gelen ilimden sonra, eğer onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, bilmiş ol ki, Allah’tan sana ne bir dost, ne bir yardımcı vardır.
(Bakara-120)

HADİS-İ ŞERİF

Resûlullah (s.a.v) buyurdular ki: "Nefsim kudret elinde olan Zât'a yemin ederim ki, eğer siz hiç günah işlemeseniz, Allah sizi toptan helak eder; günah işleyen, arkadan da istiğfar eden bir kavim yaratır ve onları mağfiret ederdi."
(Müslim-Tevbe )

RİSALE-İ NUR

Risâle-i Nur'un hocası Risâle-i Nur'dur. Risâle-i Nur, başkalarından ders almaya ihtiyaç bırakmıyor. Herkes istidâdı nisbetinde kendi kendine istifâde eder. Aklınız herbir meseleyi tam anlamasa da, ruh, kalb ve vicdânınız hissesini alır. Ne kadar istifâde etseniz, büyük bir kazançtır." (Konferans)

GÜZEL SÖZLER

Bil ki, kalble gıybet etmek, dille etmek gibi haramdır. Bir kimsenin noksanını, kusurunu başkasına söylemek doğru olmadığı gibi, kendi kendine söylemek de caiz değildir....

(İmam-ı Gazali Ks.)