NurDergi

You are here: Ana Sayfa BİLİM Çocukların sorduğu soruları gülmeyin..

Çocukların sorduğu soruları gülmeyin..

e-Posta Yazdır PDF

Küçük çocuklar çevrelerini tanımak için çeşitli sorular sorarlar. Bu sorular bazen komik ya da gereksiz olabilir. Bu sorulara gülmemeli ve uygun bir şekilde cevap verilmelidir.

Hemen her akşam popüler bir televizyon dizisinin ekranlara geldiği ülkemizde televizyonla aşırı meşgul olan aileler, çocuklarının sorularını geçiştirebiliyor. Sorularına tatmin edici cevaplar alamayan çocukların içine kapanabileceğini belirten uzmanlar, "Aile içinde kabul görmediğini düşünen çocuklar kendini ait hissedebileceği gruplar arayabilir.
Kendini değerli görebilmesi için herkesin isteklerini yerine getirmeye çalışabilir. Merak ettiklerini pek de doğru olmayan kaynaklardan öğrenir." uyarısında bulunuyor.
NPİSTANBUL Etiler Polikliniği'nden Psikiyatri Uzmanı Dr. Özlem Mestcioğlu, öğrenme yaşındaki çocukların dünyayı fazlasıyla merak ettiğini ve algılayabilmek için sorular sorduğunu belirtiyor. Sorularının ciddiye alınmasının çocukların değerlilik duygularını, kendilerine olan güvenlerini artırdığını vurgulayan Mestcioğlu, cevap alamadıklarında ise konuyla ilgili bilgi edinememenin yanında aile içindeki rollerini de sorgulamaya başlayacaklarını ifade ediyor.
Soruları geçiştirilen, soru sorduğu için azarlanan çocukların kendilerini önemsiz bulabileceklerini ve soru sormaktan kaçınacaklarını bildiren Psikiyatri Uzmanı Dr. Özlem Mestcioğlu, "Ailesinden ilgi görmeyen çocuklar duygularını ifade etme gereği duymazlar. Günlük olayları aktarırken, soru sorarken kişilikleri, duyguları hakkında aileye önemli bilgiler vermiş olurlar. Aile onları geçiştirdiğinde çocuklarıyla ilgili pek çok şeyi kaçırmış olur ve bir süre sonra çocuk paylaşmaktan kaçmaya başlar ve kendi içine kapanır." uyarısında bulunuyor.
Aile içinde kabul görmediğini düşünen çocukların kendini ait hissedebileceği gruplar arayabileceğini dile getiren Özlem Mestcioğlu, şu bilgileri veriyor:
"Arayış içindeki çocuklar kendini değerli görebilmesi için herkesin isteklerini yerine getirmeye çalışabilir. Merak ettiklerini pek de doğru olmayan kaynaklardan öğrenir. İletişim becerilerini geliştiremez ve aileyi model alarak bir televizyon bağımlısı olabilir."
Çocuklar genellikle 3 yaş ve civarında yoğun olarak soru sorarlar ve genellikle soruların yoğunluğu 6 yaşına kadar devam eder. Çocuklar soruların hiçbirini nedensiz sormazlar ve kendilerini tatmin eden bir cevap beklerler.
Çocukların soruları kesinlikle geçiştirilmemeli veya espri malzemesi yapılmamalıdır. Çocuğun soruları karşısında gülmek veya sorulan soruyla dalga geçerek cevaplamak çocuğa 'önemsenmiyorsun' mesajı oluşturabilir. Bu da çocuğun kişilik gelişimini negatif etkiler. Soruları cevaplarken somut örnekler verin. Bazen direkt cevap vermek yerine çocuğun düşünmesi sağlanabilir.
Ünal LİVANELİ

 

 
FacebookTwitterGoogle bookmarkDel.icio.usDiggIWIWSatartlapLinkter.huvipstart.huUrlGuru.huBlogter.hu

AYET MEALİ

Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: “Allah’ın yolu asıl doğru yoldur.” Sana gelen ilimden sonra, eğer onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, bilmiş ol ki, Allah’tan sana ne bir dost, ne bir yardımcı vardır.
(Bakara-120)

HADİS-İ ŞERİF

Resûlullah (s.a.v) buyurdular ki: "Nefsim kudret elinde olan Zât'a yemin ederim ki, eğer siz hiç günah işlemeseniz, Allah sizi toptan helak eder; günah işleyen, arkadan da istiğfar eden bir kavim yaratır ve onları mağfiret ederdi."
(Müslim-Tevbe )

RİSALE-İ NUR

Risâle-i Nur'un hocası Risâle-i Nur'dur. Risâle-i Nur, başkalarından ders almaya ihtiyaç bırakmıyor. Herkes istidâdı nisbetinde kendi kendine istifâde eder. Aklınız herbir meseleyi tam anlamasa da, ruh, kalb ve vicdânınız hissesini alır. Ne kadar istifâde etseniz, büyük bir kazançtır." (Konferans)

GÜZEL SÖZLER

Bil ki, kalble gıybet etmek, dille etmek gibi haramdır. Bir kimsenin noksanını, kusurunu başkasına söylemek doğru olmadığı gibi, kendi kendine söylemek de caiz değildir....

(İmam-ı Gazali Ks.)