NurDergi

You are here: Ana Sayfa İLAHİYAT Namaz kılarken kıble yönü hatalı olursa..

Namaz kılarken kıble yönü hatalı olursa..

e-Posta Yazdır PDF

Cami dışında namaz kılmak istediğimiz zaman bizi tereddüde sevk eden önemli bir konu da kıble yönünü tayin etmektir. Kıble hatası olursa namazlarımız bozulur mu?

Soru: Evlerimizde namaz kılarken kıbleyi kendi tahminimize göre tespit ediyor, namazımızı bu kıbleye yönelerek kılıyoruz. Yani, tahminimize göre kıble bu yöndür, diyerek ibadetimizi yapıyoruz.
Ancak bize gelen bir misafir, senin tespit ettiğin kıble yanlış, şimdiye kadar kıldığın namazları da yanlış istikamete yönelerek kılmış durumdasın, diyerek evdeki seccademi iki üç santimlik bir meyille sağa doğru yönelterek kıblemi düzeltti. Ne var ki, bundan sonra bana da evham geldi. Evdeki namazlarımızı şimdiye kadar yanlış istikamete doğru kılmış olmak gibi bir sonuç ortaya çıkmış oldu. Halbuki çoklarımızın evlerindeki kıble tahmini böyle yapılmaktadır. Bulunduğumuz mahallin camisinin yönüne bakarak kıble yönünü bulmaktayız. İki üç santimlik bir yanılma namazlarımızı bozmuş olabilir mi? Binlerce kilometre uzaklıktaki Kâbe'ye santimi santimine yönelmek mümkün olabilir mi? Bu konuda sıhhatli bilgiye ihtiyacımız var ailecek. Yoksa evdeki namazlarımızdan şüpheye düşeceğiz hep birlikte...
Cevap: Efendim, bizler evlerimizdeki kıblemizi yakınımızda bulunan camilere göre tespit ederiz. Başka çaremiz de yoktur zaten. Bu şekilde kıldığımız namazlarımızın da kıbleye yönelik olduğunda şüpheye düşmeyiz. Çünkü, namazda kıbleye yönelen insanın santimi santimine Kâbe'nin duvarına yönelmesi şartı yoktur.
Sadece Kâbe'yi de içine alan Mescid-i Haram tarafına doğru yönelmiş olmak yeterlidir. Bakara Sûresi'ndeki ayette de böyle bir ifade kullanılmaktadır:? Yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir! Bu, Mescid-i Haram tarafına çevir tabirinden geniş bir kıble anlayışı çıkmakta, Kâbe'nin kendisini de içine alan Mescid-i Haram tarafına yönelmiş olmanın yeterli olduğuna delil olarak gösterilmektedir. Hatta bu konuda yapılan tespitte şöyle bir açı ile de konu daha da netleşmektedir:
Kâbe'nin bulunduğu noktadan 45 derece sağa ve sola sapmalar kıbleden (Kâbe'ye yönelmeden) sapma sayılmaz!.. Sapma derecesi daha fazla olursa kıbleye yönelme şartı aksamış olur.
Bir diğer tespitte de, ?Mekke şehrinin coğrafi yeri/ yönü Müslümanların kıblesidir denerek geniş bir kıble sahasına işaret edilmektedir.
Demek ki, evinde namaz kılan kimsenin 45'er derecelik sağa sola meyille kıldıkları namazlar dahi sahihtir. Çünkü bu halde iken bile Mescid-i Haram, Mekke tarafına yönelmiş olma şartı gerçekleşmektedir.
Bu sebeple yakınımızdaki camilere bakarak yaptığımız kıble tespitlerinden şüpheye düşmemeli, evlerimizde kıldığımız namazlarımızın tehlikede olduğu evhamına yer vermemeli, kıble anlayışımızın çok geniş bir sahayı içine aldığını düşünerek rahatlamalıyız.
Ayrıca, kıblesini bilmediğimiz yabancı bir yerde kılacağımız namazı, kıbleyi bilenlerden sorarak kılarsak, kıbleye isabet etmesek dahi namaz sahihtir. Çünkü bize düşen, bilen yerlilerden sormaktı. Sorduktan sonra verilen bilgiden bizim sorumluluğumuz yoktur. Ancak araştırma yapmadan rastgele kılar da isabet etmediğiniz sonra anlaşılırsa bu namazı yenilemek gerekir. Çünkü üzerimize düşen araştırma görevimizi ihmal etmiş, rastgele kılmış olmaktayız.
Demek ki, çevremizdeki camilere bakarak yaptığımız kıble tespiti bize huzur vermeli, evde kıldığımız namazlarımızdan şüpheye düşmemeliyiz.
Aslında burada dikkat edilmesi gereken bir mühim nokta da şu olmalıdır:
Biz namazda kalıbımızla kıbleye yönelik durumda iken, kalbimizle nereye yönelik halde oluyoruz acaba? Asıl düşünülecek konu bu olsa gerektir. Kıbleye, hem kalıbımız hem de kalbimizle yönelmeliyiz... Namazın asıl sıhhati burada, kalıp ve kalp birliğinde aranmalıdır.
Ahmet ŞAHİN
 
 
FacebookTwitterGoogle bookmarkDel.icio.usDiggIWIWSatartlapLinkter.huvipstart.huUrlGuru.huBlogter.hu

AYET MEALİ

Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: “Allah’ın yolu asıl doğru yoldur.” Sana gelen ilimden sonra, eğer onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, bilmiş ol ki, Allah’tan sana ne bir dost, ne bir yardımcı vardır.
(Bakara-120)

HADİS-İ ŞERİF

Resûlullah (s.a.v) buyurdular ki: "Nefsim kudret elinde olan Zât'a yemin ederim ki, eğer siz hiç günah işlemeseniz, Allah sizi toptan helak eder; günah işleyen, arkadan da istiğfar eden bir kavim yaratır ve onları mağfiret ederdi."
(Müslim-Tevbe )

RİSALE-İ NUR

Risâle-i Nur'un hocası Risâle-i Nur'dur. Risâle-i Nur, başkalarından ders almaya ihtiyaç bırakmıyor. Herkes istidâdı nisbetinde kendi kendine istifâde eder. Aklınız herbir meseleyi tam anlamasa da, ruh, kalb ve vicdânınız hissesini alır. Ne kadar istifâde etseniz, büyük bir kazançtır." (Konferans)

GÜZEL SÖZLER

Bil ki, kalble gıybet etmek, dille etmek gibi haramdır. Bir kimsenin noksanını, kusurunu başkasına söylemek doğru olmadığı gibi, kendi kendine söylemek de caiz değildir....

(İmam-ı Gazali Ks.)