NurDergi

You are here: Ana Sayfa İLAHİYAT Niçin abdest alınır?

Niçin abdest alınır?

e-Posta Yazdır PDF

Abdest, dinimizde önemli bir yere sahiptir. İbadetlerimiz için temizliktir. Abdestsiz namaz kılınmaz, Kur'an-ı Kerim'e el sürülmez, Kâbe tavâf edilmez.

Bu yüzden Rabbimiz Bakara sûresindeki âyetiyle abdest almamızı emrederken Resûl-i Zîşan Efendimiz de:
- Kim emredildiği şekilde abdest alır, yine emredildiği gibi namazını kılarsa geçmiş küçük günahları afva uğrar, hadîsiyle bizleri abdeste ve namaza teşvik buyurmuşlardır.
Namazın geçerli olması için şart olan bu abdestin kendine göre farzları, sünnetleri, usûl ve edepleri vardır. Bazılarını kısaca arzedelim:
Abdestin Farzları:
Bu farzlardan biri eksik olursa abdest olmaz, yenilemek şart olur.
1 - Yüzü kuru yer kalmayacak şekilde bir kere yıkamak,
2 - Kolları dirsekleri geçinceye kadar yine bir kere yıkamak,
3 - Başa bir kere meshetmek,
4 - Ayakları topukları geçinceye kadar yıkamak.
Bu uzuvları kuru yer kalmayacak şekilde birer kere yıkamak farzdır. Yıkamaları üçer defaya çıkarmak ise sünnettir.
Abdestin önemli sünnetleri:
1 - Abdeste başlarken Eûzü-Besmele çekmek,
2 - Üç kere ağıza, üç kere de buruna su verip iyice çalkalayarak içeride kuru yer bırakmamak. Abdestte sünnet olan bu mazmaza ile istinşak gusülde farzdır. Unutulmasın!
3 - Uzuvları yıkamaya daima sağ taraftan başlamak,
4 - Elleri ve ayakları parmak uçlarından yıkamaya başlamak,
5 - Parmak aralarını ayırıp iyice su geçmesi için ovuşturmak, parmakları birbirine karıştırmak,
6 - Yıkama esnasında sıraya dikkat etmek.
Abdestin usul ve edepleri:
Abdestin birçok usul ve edebleri de vardır. Bir kısmını arzediyorum:
1 - Küçük veya büyük su dökünce hemen abdest almayıp bir müddet bekledikten sonra abdeste başlamak,
2 - Namaz vakti girmeden abdest alıp hazır beklemek,
3 - Abdest alırken kıbleye karşı durmak (tuvalette bu mekrûhtur),
4 - Abdest suyunu elbiseye sıçratmamak için hesaplı bir vaziyette durmak,
5 - Abdest alırken kimseyi kendine hizmete zorlamamak. Ciddî bir arzu ile hizmet edenlerin yardımı ise bu âdâba aykırı olmaz,
6 - Ağız ve buruna verilen suyu sağ elle vermek, temizlemeyi sol elle yapmak,
7 - Abdest alırken dünyevî söz konuşmamak, her uzvu yıkarken ayrıca Besmele çekmek, özel abdest dualarını biliyorsa okumak, bilmiyorsa Efendimize salât ü selâm getirmek,
8 - Abdest suyu güneşte ısıtılmış olmamak,
9 - Abdest bitince Kadir sûresini yani -İnnâ Enzelna'yı okumak,
10 - Şayet vakit müsaitse yeni abdestle hemen iki rekât namaz kılmak.
Bir sual; Abdest alan yahut gusleden kimsenin yıkanması farz olan bir uzvunda yara varsa durumu ne olur? Üzeri ilâçlı, belki de sarılı yaranın sargısını çıkarması lâzım mıdır? Yoksa yara üzerindeki sargıyı meshetmesi kâfi midir?
Cevap; Sarılı yarayı çözüp altını yıkamak zarar veriyorsa yıkanmış yaş elle üzerine meshedilir, yaranın azmasına sebeb olunmaz. Sargı daha sonra düşse, yahut yerine bir başka sargı sarılsa ilk meshi yenilemek gerekmez.
İlâçla örtülü yara da aynıdır. İlâcı alıp altını yıkamak şayet zarar veriyorsa gerekmez.
Ahmet ŞAHİN
 
FacebookTwitterGoogle bookmarkDel.icio.usDiggIWIWSatartlapLinkter.huvipstart.huUrlGuru.huBlogter.hu

AYET MEALİ

Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: “Allah’ın yolu asıl doğru yoldur.” Sana gelen ilimden sonra, eğer onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, bilmiş ol ki, Allah’tan sana ne bir dost, ne bir yardımcı vardır.
(Bakara-120)

HADİS-İ ŞERİF

Resûlullah (s.a.v) buyurdular ki: "Nefsim kudret elinde olan Zât'a yemin ederim ki, eğer siz hiç günah işlemeseniz, Allah sizi toptan helak eder; günah işleyen, arkadan da istiğfar eden bir kavim yaratır ve onları mağfiret ederdi."
(Müslim-Tevbe )

RİSALE-İ NUR

Risâle-i Nur'un hocası Risâle-i Nur'dur. Risâle-i Nur, başkalarından ders almaya ihtiyaç bırakmıyor. Herkes istidâdı nisbetinde kendi kendine istifâde eder. Aklınız herbir meseleyi tam anlamasa da, ruh, kalb ve vicdânınız hissesini alır. Ne kadar istifâde etseniz, büyük bir kazançtır." (Konferans)

GÜZEL SÖZLER

Bil ki, kalble gıybet etmek, dille etmek gibi haramdır. Bir kimsenin noksanını, kusurunu başkasına söylemek doğru olmadığı gibi, kendi kendine söylemek de caiz değildir....

(İmam-ı Gazali Ks.)