
Hastalıklar ve musibetler insana ölümü istetebiliyor. Eğer bunların Cenab-ı Hak'ın iradesi ve izni ile olduğunu idrak edip sabredebilirsek, ızdıraplarımız kazanca dönüşüyor.
"Hiç biriniz sakın ölümü temenni etmesin. Eğer o salih bir kimse ise (hayatta oldukça) salâh (iyilik) ve faziletini artırması umulur. Eğer kötü bir kimse ise onun tövbe edip Allahü Teâlâ'nın rızasını kazanması umulur."(Hadis-i Şerif, Sahih-i Buhari)81 yaşında bir Nur Talebesi anlatıyor.
" 10-15 yıl önce ölümü çok istiyordum. Şimdi düşünüyorumda çok yanlış yapmışım. Bu hatam için çok tövbe ettim. Allah'a çok yalvardım, "Ya Rabbi pişmanım, nadim oldum. Beni affet."
Hastahanede bir gün acılardan çok bunalmıştım. Sabrım ve tahammülüm son noktasına kadar gelmişti. Sonra öyle bir ter boşandı ki, her şey normale döndü. Sanki hiç ağrı, sızı ve acı çekmemişim. Teslim olmuştum Allah'a.. Sonra Rabbim şifa verdi. Herşeyi Allah (c.c) idare ediyor. Bizide hastalığı da O idare ediyor. Hastalığı merak etme. Teslim ol Allah'a Hastalık hedayayı minallahtır. (Allah'ın hediyesi). Aylarca, bazen senelerce hastalıklardan ah ahlar çektim. Sonraları bu ahlar ohlara çevrildi. Oh şeklinde tevekküle dönüşünce acılarım hafifliyordu. 25. Lema'nın 10. devası bu meseleye ışık tutuyor. Elemin zevali lezzettir. Her tarafım sızlıyordu. Ellerimi hiç kimseye veremiyordum çok acıyordu birisi tutunca. Günler geçtikçe de hastalığın elemi gidiyor. Lezzeti kalıyor.
İyileştikten sonra; bir gün evde otururken, hastane günlerimi tahattur ettim. Ne güzel günlerdi o günler. Öyle bir lezzeti hayatımda hiç duymadım. Elemler gitti.. Elemin zevali lezzettir. Hiç bir şeyim yoktu evde otururken bir den hatırıma geldi. Hüngür hüngür ağladım. Hastalar Risalesinin 6. devası sanki benim için yazılmıştı. Güzel günleri düşününce, elem gidiyor, lezzet geliyor. "Bu da geçer ya hu."de, şekva yerine şükret.
Sakın ölümü istemeyin. Son dakikaya (nefese) kadar Cenab-ı Allah (c.c) bizi hastalık, musibet veya değişik sıkıntılarla imtihan ediyor. Böyle durumlarda sabır, şükür ve tevekkül gerekiyor. Yukarıya aldığımız Hadis-i Şerifte bize yol gösteriyor.
Bazı insanlar birilerine kızınca hemen başlarlar şu şekilde yanlış ve tehdit vari konuşmaya.
"İnşallah öleyimde kurtulun..."
"Yani şimdi çıkıp kendimi şuradan aşağıya atayım da, sonra cenazemin arkasından........"
Bu tür sözler blöf bile olsa bizi mesuliyetten kurtarmaz.
Bizim dünyaya gönderiliş gayemiz, herşeyde ahireti hatırlamaktır. Dünyada bulunuş maksadımız Allah'ın (c.c) emirlerine uyup yasaklarından kaçınmak, rızasını kazanmaktır. Bunun dışındaki herşey önemsizdir.
Allah'ın cc. rızasına vesile olmayacaksa dünyanın her türlü malı mülkü dahi ele geçirilse beş para etmez. Çünkü fanidir gider, zail olur. Elimizden çıkar gider bir gün. Gaflet denilen dehşetli hastalık, bize dünyaya gönderiliş gayemizi unutturuyor. Sanki dünyada ebedi kalacakmışız gibi bizi dünyaya bağlıyor. Asıl gideceğimiz yer olan ahirete elimizi boş götürüyor.
Sekerat anında da "keşke ahiret için için bir hazırlık yapmış olsaydım!" dedirtir. Halbuki anadoluda güzel bir söz var "Gidilen yere (elimiz) boş gidilmez." Bir kız evlenmeden önce gideceği ev(i) için çeyiz hazırlar veya hazırlatır.
Üstad Hazretleri Harb-i Umumide Gönüllü Alay Kumandanı olarak Şark Cephesinde vatan ve millete fedâkârâne hizmet sırasında gönüllülere cesaret vermek için, sipere girmeyerek, avcı hattında dolaşırdı.
Avcı hattında en ileride atım sağa sola koştururken, birden hatırıma gelir ve rûhuna ilişir ki ,"Şu anda şehid olsam; bu vaziyetim, yani en ileride göze çarpan şu hâlîm, mertebe-i şehadet-in bir esası olan ihlâsıma zarar vermesin, bir hodfuruşluk manası olmasın" diyerek, birden atını döndürür ve arkadaşlarının yanına gelir. (Tarihçe-i Hayat s.100). Bu hareketiylede baş tarafa aldığımız Hadis-i Şerif ve Ebu Hureyre (ra) naklettiği “yalan söyleyen üç kişiden biri olan cesaretlidir kahraman desinler diye savaştın.” Hadisine uygun davranmıştır.
Cenab-ı Hak’kın kıyamet günü "Yalan söyledin. Atın bunun cehenneme” emri vereceği biri olmamıştır.
Üstadımızı Cenab-ı Hak her zaman korumuştur.
Kısaca:"Ölüm herkese eşit mesafededir."
Bu arada Filipinler'de şehit edilen hizmer eri, Cevdet Baybara kardeşimize Allah'tan cc. rahmet diliyorum. Mekanı cennet olsun. Amin. Cevdet Kardeşin son telefon mesajı da şöyle: "Adnan abibenden günlük bir dua istemiştiniz, benim her zaman yaptığım bir duam var, onu arz edeyim inşallah: "Ya Rab beni ailemi ve hizmette bizimle samimane koşturan abi ve kardeşlerimizi iman ve Risale-i Nur dairesinde istihdam eyle ve bu davada Şehadet mertebesini ihsan eyle."
Evet kardeşimizin duası kabul oldu şehid oldu.
Erdoğan AKDEMİR








