
Berat gecesi birçok Müslüman, günahlarından kurtulup Allah'û Teâla'nın af ve mağfiretine erişir. İlahi ihsana nail olur. Gönülleri nurani hava ile dolup taşar.
Mübarek Berat gecesi, Müslümanların Yüce Allah'ın bağışlamasıyla günahlardan arınmayı umdukları özel bir gece olmakla birlikte Kur'an ayı olarak kabul edilen rahmet ve mağfiret ayı Ramazan-ı Şerif'e yaklaştığımızın da habercisidir.
“Berat” kelimesi, günahtan, suçtan, borç ve cezadan kurtulmak manalarına gelir. Bu gecede Allâh'ın affı ve bağışlamasının çok olacağı müjdelendiğinden, bu geceye “Berat Gecesi” denmiştir.
Bu gece birçok Müslüman, günahlarından kurtulup Allah'û Teâla'nın af ve mağfiretine erişir. İlahi ihsana nail olur. Gönülleri nurani hava ile dolup taşar.
Berat kandilinin aydınlattığı manevi ortam, bizlere dengeli bir hayat kurmamızı, dinin genel ibadet ve hayır anlayışına uygun olarak kendimiz ve çevremiz için yararlı davranışlarda bulunmamızı sağlayacak bir fikir yenileme zamanıdır. Bu tazelemenin ve yenilemenin gerçekleşebilmesi için önce Cenâb-ı Hakka içtenlikle yönelmek, işlediğimiz hata ve günahlardan dolayı pişmanlık duyarak O'ndan af dilemek, benzeri hata ve günahları bir daha işlememek için kararlı ve istikamet üzere olmamız gerekir.
Bu gece herkes için kurtuluş fırsatıdır
Kur'an'ı Kerim'de ve Sevgili Peygamberimiz'in hadislerinde, inanarak ve içtenlikle yapılan bir tevbe ile Cenâb-ı Mevlâ'ya yönelen gönüllerin ve açılan ellerin geri çevrilmeyeceği özellikle vurgulanmaktadır.
“Yine onlar, çirkin bir iş yaptıkları, yahut kendilerine haksızlık ettikleri zaman Allah'ı hatırlayıp hemen günahlarının bağışlanmasını isteyenler –ki Allah'tan başka günahları kim bağışlar- ve bile bile işledikleri günahlar üzerinde ısrar etmeyenlerdir.” (Âl-i İmrân 3/135);
“Sizden kim, bilmeyerek bir kötülük yapar, sonra ardından tevbe edip de kendini ıslah ederse, bilsin ki Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.” (el-En'âm 6/54);
“Ey iman edenler! Samimi bir tevbe ile Allah'a dönün. Umulur ki Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter. Peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Onların önlerinden ve sağlarından (amellerinin) nurları aydınlatıp gider de, ‘Ey Rabbimiz! Nûrumuzu bizim için tamamla, bizi bağışla; çünkü senin her şeye gücün yeter' derler.” (et-Tahrîm 66/ 8);
“Ey insanlar, Allah'a tevbe edin! Çünkü ben O'na günde yüz defa tevbe ederim.” (Müslim, “Zikr ve'd-duâ ve't-tevbe ve'l-istiğfâr”, 42).
Ferdi ve ailevi mutluluğumuzu, toplumsal hayatımızı, barış, huzur, dayanışma ve kardeşlik içinde yaşama ortamımızı tehdit eden maddi-manevi pek çok olumsuzluğun yaşandığı günümüz dünyasında Mevlamızın “Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O çok bağışlayan, çok esirgeyendir.” (ez-Zümer 39/53) müjdesini göz önünde bulundurarak günah ve kusurlarımızdan dolayı tevbe etmeli, ibadetlerimizi ve dualarımızı yoğunlaştırarak Rabbimize yakınlaşmalı, Yüce Yaradanımıza, ailemize, çocuklarımıza, çevremize, milletimize ve tüm insanlığa karşı görev ve sorumluluklarımızı tekrar hatırlayarak yeni bir ümit ve kararlılıkla geleceğe bakma melekesi kazanmalıyız.
Peygamberimiz mağfiret müjdesi veriyor
Berat Gecesi, af ve mağfiret gecesidir. Sevgili Peygamberimiz, bu gece vesilesiyle pek çok kişinin Yüce Allah'ın af ve mağfiretine nail olacağı müjdesini vermiştir.
Peygamber Efendimiz, Berat gecesinin içinde bulunduğu Şaban ayında nafile oruç tutmaya özen gösterirdi. Bunun sebebini soranlara: “Bu ayda ameller Alemlerin Rabbine yükseltilir. Ben amelimin, oruçlu bulunduğum bir halde arz olunmasını isterim" cevabını verirdi.
Bir hadis-i şeriflerinde: “Şaban ayının onbeşinci gecesi oldumu, onu ibadet ve taatla geçirin. Gündüzünde de oruç tutun. Zira Allah'u Teâla o gece dünya semasına rahmetiyle tecelli eder ve: Yok mu tevbe eden, onu affedeyim. Yok mu rızık isteyen, ona rızık vereyim. Yok mu bir hastalığa müptela olup şifa isteyen, afiyet vereyim. Yok mu daha başka isteği olan. Yerine getireyim” der. Bu hal tâ sabaha kadar devam eder,” buyurmuşlardır. Diğer taraftan Rasulullahın, Şaban ayının 15. gecesinde Kelb Kabilesinin koyunlarının kılları sayısından daha çok kişinin bağışlanacağını bildiren hadisi de, bu gece af ve mağfiretin sınırsızlığına işaret eden bizler için ne güzel bir müjdedir.
Bu itibarla, Berat Gecesi'ni idrak eden herkes, Yüce Allah'ın Kur'an-ı Kerim'deki; “De ki: “Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayan, çok merhamet edendir” müjdesinin farkına vararak kendi özüne dönmeli, ümitlerini canlandırmalı, bağışlama ve bağışlanma duygularını güçlendirmelidir.
Bediüzzaman, bu gece Kur'an okuyayı tavsiye ediyor
Risale-i Nur'un bir çok yerinde Mübarek gecelerin ehemmiyetini açıklayan Üstad Bediüzzaman, bu geceleri Kur'an okuyarak geçirmeyi tavsiye ediyor. Normal zamanlara nisbetle bu gecelerde her bir Kur'an harfine bire bin, bire on bin, bire yirmibin gibi çok yüksek sevaplar verildiğini ifade eden üstad bir mektubunda şöyle diyor:
"Aziz, sıddık kardeşlerim, bu medrese-i Yusufiyede ders arkadaşlarım,
Bu gelen gece olan Leyle-i Berat, bütün senede bir kudsî çekirdek hükmünde ve mukadderat-ı beşeriyenin programı nev'inden olması cihetiyle, Leyle-i Kadrin kudsiyetindedir. Herbir hasenenin Leyle-i Kadirde otuz bin olduğu gibi, bu Leyle-i Beratta herbir amel-i salihin ve herbir harf-i Kur'ân'ın sevabı yirmi bine çıkar. Sair vakitte on ise, şuhûr-u selâsede yüze ve bine çıkar. Ve bu kudsî leyâli-i meşhurede on binler, yirmi bin veya otuz binlere çıkar. Bu geceler elli senelik bir ibadet hükmüne geçebilir. Onun için, elden geldiği kadar Kur'ân'la ve istiğfar ve salâvatla meşgul olmak büyük bir kârdır. Said Nursî "
Mübarek Berat gecesini fırsat bilip iyi değerlendirmeli
Günah, borç ve cezadan kurtulmak gibi anlamlara gelen berat, günahlardan arınmayı ve Yüce Allah'ın rahmet ve mağfiretine ulaşmayı ifade etmektedir. Berat Kandili, Müslümanların, sınırsız af ve merhamet sahibi Yüce Allah'a sığınarak günahlardan arınma, ilahi lütuf ve bereketlere erişebilme fırsatını yakalayabilecekleri müstesna zaman dilimlerinden birisidir. Bu tür gün ve geceler, dinî ve toplumsal hayatımızda ilahî af, mağfiret ve rahmet temennilerinin zirveye ulaşması, birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularının da yoğun biçimde yaşanması gereken anlardır. Bu geceler, kulluk şuur ve bilinciyle kendimizle hesaplaştığımız, hayatımıza Yüce Yaradan'ın rızası doğrultusunda yön vermeye karar verdiğimiz fırsat geceleridir.
Bu ve benzeri geceler; iman, ibadet ve düşünce bakımından kendimizi yenilememiz, geçmişimizi muhasebe, geleceğimizi planlama ve ümitlerimizi tazelememiz için büyük bir fırsattır. Bu gece münasebetiyle, içimizdeki manevi duyguların sesine kulak vererek günahlarımıza tövbe edelim. Kendimiz, ailemiz, ülkemiz, bütün Müslümanlar ve insanlık için Allah'a dua ve niyazda bulunalım.
Bu gecenin çağın getirdiği sıkıntılarla bunalan ruhlara, manevi hayatın ihmaliyle daralan kalplere bir şifa olmasını dileyelim.
Şerafettin SAĞLAMSOY








