NurDergi

You are here: Ana Sayfa GÜNCEL Diyanet’in cevaplamadığı soru..

Diyanet’in cevaplamadığı soru..

e-Posta Yazdır PDF

NurDergi okuyucularının Ramazan günleri hakkındaki sorusuna Diyanet yetkilileri nedense cevap vermemektedir. Bizde aynı soruyu sorduk ve cevap alamadık.

Son yıllarda Ramazan ayının 29 gün olarak belirlendiği ayların, 30 gün olarak belirlenenlerden fazla olmaya başlaması üzerine bazı okuyucularımız Diyanet İşleri başkanlığının ilgili birimlerine mail ve telefon ile başvurarak bilgi istedi.
Okuyucularımızın cevap alamadıklarını belirtmeleri üzerine bizde aynı soruyu ilgili yerlere mail atarak cevabını istedik. Ancak bizde bir karşılık alamadık.
Merak edilen konu Ramazan ayının git gide 29 gün olarak tesbit edillir hale gelmesi..
Son yılların Ramazan ayı gün sayıları şöyle oldu;
2007 yılı Ramazan ayı 29 gün,
2008 yılı Ramazan ayı 29 gün,
2009 yılı Ramazan ayı 30 gün,
2010 yılı Ramazan ayı 29 gün.
Bazı Diyanet görevlilerinin ve hocalarımızın bunu takvimcilik yöntemlerinden kaynaklandığını anlatmaya çalışması, bazılarınında tüm İslam ülkelerinin takvim konusunda anlaştıklarını söylemesi, birde bu yıl ki Ramazan ayınında 29 gün olması, Ramazan günleriyle ilgili merakları iyice arttırdı.
Okuyucularımızdan bazıları bu konuda şöyle diyor;
“Bundan yıllar önce 5-6 senede bir ramazan 29 gün olurdu da bazı kimseler kıyamet koparırdı. Bu takvimler gavur takvimi uymayın diye. Kimileri bir gün önce oruca başlardı. Kimileri bayramın ilk günü oruçlu olurdu. Yaklaşık son 10-15 yıldır işler tersine döndü. Ramazan günleri daha çok 29 oluyor. Aradabir 30 gün oluyor. Kimse gavur takvimi falan demiyor. Kuzu kuzu herkes 29 gün oruçla iktifa ediyor. Bizi 29 gün oruca alıştırdılar.”
Bir başka okuyucumuz;
“Öğrendiğimiz kadarıyla hadis ve tefsir kitaplarında ramazan ayının 30 gün olduğu belirtiliyor. Ben şahsen hiçbir yerde ramazan ayının 29 gün olduğuna dair bir bilgiyle karşılaşmadım. İzlediğim televizyon ve radyo programlarında ramazandan hep 30 gün olarak bahsedildi. Okuduğum gazetelerde de ramazan 30 gün olarak yazıyor. Ramazın'ın 29 gün olduğunu savunana rastlamadım. Sadece, 5-6 yıldabir veya 10 yılda bir 29 gün olabileceği ihtimalinden bahsedildiğini biliyorum. Hocalara sordum, müftülüğe sordum, sen nasıl uygulanıyorsa öyle yap mesul olmazsın dediler”
Bazı okuyucularımızda "Ramazan ayını miladi takvime göre mi ayarlıyorlar?" diyerek endişelerini şöyle dile getiriyorlar;
“Ramazan ayının kaç gün olduğu veya olması gerektiğini Kur'an ve hadislere göre açıkça izah etseler olmaz mı? Ramazan 30 gün mü? 29 gün mü? Yoksa bu rakkam genel bir ifadedir de, 28 günlük ay bulunduğuna göre 28 gün tutulsa da olur mu? Yaz günleri sıcak diye 27 gün Ramazan orucu kabul olur mu? Ya da 31 gün çeken ay var diye 31 gün tutulsa daha mı faziletli olur? Ramazan günlerinin 27-28-29-30 veya 31 gün olması önemli mi, önemsiz mi? Bu takvimleri hazırlayanlar hangi ölçülere göre hareket ediyor. Yavaş yavaş bizi 29 gün Ramazana alıştırdılar? Diyanet’ten bu konuda cevap alamıyoruz. “
Okuyucularımızın endişelerini ve cevap bekledikleri soruları bir de burada yayınlıyoruz.
Belki bu konuyla ilgili Diyanet yetkilileri zahmet ederde açıklayıcı bilgi verirler.
Son yıllarda Diyanet İşleri Başkanlığı’nda ki müsbet değişim ve gelişmelere olan güvenin sarsılmaması için, sıradan sorulara anında cevap verildiği gibi sıra dışı sorularada cevap verilmesi gerektiği kanaatini taşımaktayız.
Şüpheli insanların hakiki imanı elde edemediği hakikatını göz önüne alarak, insanımızın İslam dini ile ilgili sorularına makul cevaplar verilmelidir.
NurDergi

 

 
FacebookTwitterGoogle bookmarkDel.icio.usDiggIWIWSatartlapLinkter.huvipstart.huUrlGuru.huBlogter.hu

AYET MEALİ

Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: “Allah’ın yolu asıl doğru yoldur.” Sana gelen ilimden sonra, eğer onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, bilmiş ol ki, Allah’tan sana ne bir dost, ne bir yardımcı vardır.
(Bakara-120)

HADİS-İ ŞERİF

Resûlullah (s.a.v) buyurdular ki: "Nefsim kudret elinde olan Zât'a yemin ederim ki, eğer siz hiç günah işlemeseniz, Allah sizi toptan helak eder; günah işleyen, arkadan da istiğfar eden bir kavim yaratır ve onları mağfiret ederdi."
(Müslim-Tevbe )

RİSALE-İ NUR

Risâle-i Nur'un hocası Risâle-i Nur'dur. Risâle-i Nur, başkalarından ders almaya ihtiyaç bırakmıyor. Herkes istidâdı nisbetinde kendi kendine istifâde eder. Aklınız herbir meseleyi tam anlamasa da, ruh, kalb ve vicdânınız hissesini alır. Ne kadar istifâde etseniz, büyük bir kazançtır." (Konferans)

GÜZEL SÖZLER

Bil ki, kalble gıybet etmek, dille etmek gibi haramdır. Bir kimsenin noksanını, kusurunu başkasına söylemek doğru olmadığı gibi, kendi kendine söylemek de caiz değildir....

(İmam-ı Gazali Ks.)