NurDergi

Buradasınız : Ana Sayfa GÜNCEL Türkiye, Kur'an okuyan Başbakanı çok sevdi..

Türkiye, Kur'an okuyan Başbakanı çok sevdi..

e-Posta Yazdır

Annesinin vefatı nedeniyle Kur’an okuyan Başbakanın gizlice kaydedilmiş ses kayıtları, paylaşım sitelerinde tıklanma rekoru kırıyor. Aşırı ilgi nedeniyle eski kayıtlarda ortaya çıkarıldı.

Türk milletinin dindar insanlara ve dindar devlet yöneticilerine karşı olan sevgisi her fırsatta ortaya çıkıyor.
Geçtiğimiz günlerde Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın annesi muhterem Tenzile Erdoğan hanımefendi vefat etti. Bu vesileyle düzenlenen Mevlid-i Şerife katılan Başbakanda iki kez Kur’an-ı Kerim’den bölümler okudu. Bu sırada orada bulunanlar Başbakanın Kur’an tilavetini cep telefonlarına kaydederek internet ortamında paylaştılar.
Başbakanın Kur’an okuması o kadar ilgi ve takdir gördü ki, tüm paylaşım sitelerinde tekrar tekrar paylaşılarak dinlenme rekoru kırdı. Bu aşırı ilgi üzerine Başbakanın daha önceki yıllara ait ses ve video görüntüleri de paylaşım sitelerinde yer almaya başladı.
Günlerdir en çok paylaşılan ses ve görüntüler, değişik zamanlarda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın okuduğu Kur’an-ı Kerim tilavetleri. Öyleki, farklı siyasi düşüncelere sahip insanlarımızda bunları keyifle dinleyip paylaşabildiler. Anlaşılan o ki Türkiye Kur’an okuyan Başbakanı çok sevdi.
Zaten insanların fıtratında iyiliğe ve güzelliklere meyil var. Kimden gelirse gelsin hak ve hakikat hemen sahipleniliyor.
Bu konuda Bediüzzaman Said Nursi’nin tesbitleri gerçekten çok manidar.
TBMM’de Mustafa Kemal’inde hazır bulunduğu salonda yaptığı konuşmasının bir yerinde şu tesbitleri aktarıyordu;
‘Bu millet-i İslâmın cemaatleri, çendan bir cemaat namazsız kalsa, fâsık da olsa, yine başlarındakini mütedeyyin görmek ister. Hattâ, umum şarkta, umum memurlara dair en evvel sordukları sual bu imiş: "Acaba namaz kılıyor mu?" derler. Namaz kılarsa mutlak emniyet ederler; kılmazsa, ne kadar muktedir olsa nazarlarında müttehemdir. Bir zaman, Beytüşşebab aşâirinde isyan vardı. Ben gittim, sordum: "Sebep nedir?" Dediler ki:
"Kaymakamımız namaz kılmıyordu, rakı içiyordu. Öyle dinsizlere nasıl itaat edeceğiz?"
Bu sözü söyleyenler de namazsız, hem de eşkıyâ idiler.’
İşte milletimiz dindar idarecilerine hep böyle sahip çıktı. Çıkmaya da devam edecektir.
Dileriz diğer siyasetçiler ve devlet adamlarıda bundan hissesini alır.
Abdullah BÜYÜKGÖZLÜ

 

 

 

Share Button
 

AYET MEALİ

Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından harcamakta (ve ailenin geçimini sağlamakta)dırlar. İyi kadınlar, itaatkârdırlar. Allah'ın (kendilerini) koruması sayesinde onlar da "gayb"ı korurlar. (Evlilik yükümlülüklerini reddederek) başkaldırdıklarını gördüğünüz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın. (Bunlar fayda vermez de mecbur kalırsanız) onları (hafifçe) dövün. Eğer itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Şüphesiz Allah çok yücedir, çok büyüktür.
(Nisâ Suresi, 34. Ayet)

HADİS-İ ŞERİF

"Şayet ben bir insanın başka bir insana secde etmesini emredecek olsaydım, kadına, kocasına secde etmesini emrederdim." (Tirmizi, Rada)
"Hangi kadın, kocası kendisinden razı olarak vefat ederse, cennete girer.'' (Tirmizi, Radâ)
"Nefsim kudret elinde olan Zât-ı Zülcelâl'e yemin ederim, bir erkek hanımını yatağa davet ettiğinde kadın imtina edip gelmezse, kocası ondan râzı oluncaya kadar semada olan (melekler) ona gadab ederler.'' (Buhari,  Müslim,  Ebu Dâvud)
"En hayırlı kadın, kocası bakınca onu sürura garkeden, emredince itaat eden nefis ve malında, kocasının hoşuna gitmeyen şeyle ona muhalefet etmeyen kadındır.'' (Nesâi, Nikâh)

RİSALE-İ NUR

Dördüncü delil: Nev-i beşerin hayat-ı dünyeviyesinde en cemiyetli merkez ve en esaslı zemberek ve dünyevî saadet için bir Cennet, bir melce', bir tahassüngâh ise, âile hayatıdır. Ve herkesin hânesi, küçük bir dünyasıdır. Ve o hâne ve âile hayatının hayatı ve saadeti ise, samimi ve ciddî ve vefâdarâne hürmet ve hakiki ve şefkatli ve fedâkârâne merhamet ile olabilir. Ve bu hakiki hürmet ve samimi merhamet ise, ebedî bir arkadaşlık ve dâimî bir refâkat ve sermedî bir beraberlik ve hadsiz bir zamanda ve hududsuz bir hayatta birbiriyle pederâne, ferzendâne, kardeşâne, arkadaşâne münâsebetlerin bulunmak fikriyle, akîdesiyle olabilir.
(10. Sözden)

GÜZEL SÖZLER

Hakiki sevgi, iyilik gördüğünde artmayan, kötülük gördüğünde eksilmeyendir.
(Yahya bin Muaz)

FAİZ YİYENLER - VİDEO