
Bediüzzaman'ın isyana karşı tavrı..
Bediüzzaman, yanına bazı âlimleri de alarak Harbiye Nezareti'ne gitti. Şeriat adına yapıldığı iddia edilen isyanın, aslında şeriata aykırı olduğunu anlatan müessir bir konuşma yaptı.

Bediüzzaman, yanına bazı âlimleri de alarak Harbiye Nezareti'ne gitti. Şeriat adına yapıldığı iddia edilen isyanın, aslında şeriata aykırı olduğunu anlatan müessir bir konuşma yaptı.

Hristiyan ilim adamı olmasına rağmen, Bediüzzaman'dan etkilenen Prof. Dr. Ian Markham, “Hıristiyanlar Said Nursî'den Neler Öğrenebilir?” konusunda çalışmalar yapıyor.

Geçmişte çok ızdıraplı ve çileli günler yaşandı. Hapisler, sürgünler, gözaltılar, baskılar, iftiralar, zehirlemeler ve daha niceleri. Ve bu çilelerden açan Nur çiçekleri..

Üstad Bediüzzaman'ın, yaşayışını incelediğimizde, yeme ve içme alışkanlığı gibi özel hallerinin de "sünnet-i seniyye" ölçülerine tamamiyle uygunluk arzettiğini görmekteyiz.

Said Nursi'yi, Sultan Abdülhamid'le olan ilişkisinde ve eleştirilerinde çağdaşlarından ve özellikle Mehmed Akif'ten ayıran asıl ince nokta, muhalefetini şahsîleştirmeyişidir.

Türk dili ve tarihiyle ilgili çok sayıda etkinliğe katılan Prof. Dr. Dimitri D.Vasilyev, Said Nursi'nin bilinenleri aktarmak yerine yeni fikirler üreterek insanlık için çözüm ürettiğini söyledi.

Bediüzzaman'ı aydın bir ilim adamı olarak gördüğünü söyleyen Fethullah Gülen "Bediüzzaman'a talebe olmayı en büyük bir makam olarak telakki ederim." diyor.

Bediüzzaman’ın kesbî ilmi deryalar gibidir: 1882 yılında başladığı eğitimini mükellefiyet çağına varmadan, 14 yaşında “Kisve-i ilme bürün!” teklifini alacak çapta elde eder.

Neden böylesine gaddar ve hilekâr bir dünya ile baş başa kaldık? Neden öğrenciler birbirini vurup öldürüyor. Neden okula giden çocuklar kayboluyor da bir daha evine dönemiyor?

Bediüzzaman'ın sergüzeşte-i hayatını gerek Risâle-i Nur'dan, gerekse de roman tarzında anlatılmış bir kitaptan okuyan her kim olursa olsun, onun özellikle zor şartlarda
Sayfa 1 > 2
Huzeyfe (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kur'an'ı Arap lahn'i ve Arap sesleri uzere okuyun. Sakın ha ehl-i ask ve ehl-i kitabeyn'in lahn'i uzere okumayın. Bilesiniz, benden sonra bir kavm gelecek ki, onlar Kur'an'ı okurken, şarkı ve matem tercii gibi terci' ile okuyacaklar. Onlarin (imanlari laftadır) gırtlaklarından öte geçmez. Kalbleri fitne ve fesada uğramıştır. Böylelerinden hoşlanan kimselerin kalpleri de fitne ve fesad içindedir." Rezin rivayet etmistir. (Suyuti, Camiu's-Sagirde kaydeder (Feyzu'l-Kadir 2, 65).
Bu dünyada hususen uhrevi hizmetlerde;
En mühim bir esas,
En büyük bir kuvvet,
En makbul bir şefaatçi,
En metin bir nokta-i istinad,
En kısa bir tarik-i hakikat,
En makbul bir dua-yı manevi,
En kerametli bir vesile-i makasıd,
En yüksek bir haslet,
En safi bir ubudiyet,
İHLASTIR.