You are here: Ana Sayfa BEDİÜZZAMAN Bediüzzaman'a talebe olmak en büyük bir makamdır.

Bediüzzaman'a talebe olmak en büyük bir makamdır.

e-Posta Yazdır PDF

Bediüzzaman'ı aydın bir ilim adamı olarak gördüğünü söyleyen Fethullah Gülen "Bediüzzaman'a talebe olmayı en büyük bir makam olarak telakki ederim." diyor.


Kendisi ve çalışmaları ile alakalı olarak Milliyet gazetesinde yayınlanan bir ropörtajda, Fethullah Gülen hocaefendi kendisine yöneltilen " Siz Bediüzzaman'ın talebesimisiniz? " sorusunu cevaplarken hiç çekinmeden " Bediüzzaman'a talebe olmayı en büyük bir makam olarak kabul ederim." diyerek cevaplıyordu..
Gazetede yayınlanan ropörtajdan konuyla ilgili bölümü faydalı olacağı düşüncesi ile sizlere aktarıyoruz:
Kendinizi Bediüzzaman'ın öğrencisi (talebesi) olarak mı, yoksa Bediüzzaman'dan etkilenen bir alim - aydın olarak mı görüyorsunuz?
"Bir tevazu gösterisi olarak değil, fakat kalbimin ve ruhumun bir sesi olarak ifade etmem gerekirse, kendimi, bazılarının mutlaka insanları bir yere koymak için yaptıkları sınıflama çerçevesi içinde ne bir "aydın-alim" olarak gördüm, ne de daha başka bir ad, ünvan veya fonksiyonun sahibi olarak telakki ettim.
Esasen bu türden değerlendirmeler, insanı her şeyden önce kalbi, ruhu, duyguları ve daha iç fakülteleriyle sarıp sarmalayan ve bir tatma, yaşama, tecrübe etme meselesi olan İslam'ı, dini, ana özelliği gereği daha çok görüntüleriyle ele alan ve ilahi bir vahiy olmaktan çok, insan ürünü bir sistem olarak gören modern sosyolojik kalıplara dayanmaktadır. Evet, kendimi herhangi bir ad, ünvan ve fonksiyonun insanı olarak görmediğim gibi, Bediüzzaman'a talebe olabilmeyi, o şerefi elde edebilmeyi cana minnet bildiğimi de arzetmek isterim.
Bediüzzaman, benim değerlendirip kabul etmem bir mana ifade edecekse, çağın en büyük mütefekkiri, İslam'ın ve insanlığın dertleriyle muzdarip çilekeş bir aksiyon insanı, hayatını gayesine adamış bir ilim, mana, iffet, istiğna ve hizmet kahramanıdır.
Fikirleri, hizmet metodu, yaşayışı, hemen herkes gibi, beni de derinden etkilemiştir. Bu etkilenme içinde, dinime ve milletime yararlı bir şeyler ortaya koyabilme niyet ve gayreti dışında bir sermayemin olduğunu söyleyemem.
Eğer zat-ı aliniz veya daha başkaları bunu Bediüzzaman'a talebe olmak gibi çok yüksek bir paye ile ifade edecekseniz, bunu sadece bir hüsn-ü zannın verdiği en büyük bir makam olarak kabul ederim..."
NURDERGİ
 

 
  • AYET MEALİ

  • HADİS

  • RİSALE-İ NUR

Eğer kulumuza parça parça indirdiğimiz kur'an'dan şüphe ediyorsanız,
haydi onun gibisinden bir sure meydana getirin ve Allah'tan başka güvendiklerinizin hepsini çağırın,
eğer iddianızda doğru iseniz.
(Bakara-23)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Huzeyfe (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kur'an'ı Arap lahn'i ve Arap sesleri uzere okuyun. Sakın ha ehl-i ask ve ehl-i kitabeyn'in lahn'i uzere okumayın. Bilesiniz, benden sonra bir kavm gelecek ki, onlar Kur'an'ı okurken, şarkı ve matem tercii gibi terci' ile okuyacaklar. Onlarin (imanlari laftadır) gırtlaklarından öte geçmez. Kalbleri fitne ve fesada uğramıştır. Böylelerinden hoşlanan kimselerin kalpleri de fitne ve fesad içindedir." Rezin rivayet etmistir. (Suyuti, Camiu's-Sagirde kaydeder (Feyzu'l-Kadir 2, 65).

 

 

 

 

 

 

 

 

Read more...

Bu dünyada hususen uhrevi hizmetlerde;
En mühim bir esas,
En büyük bir kuvvet,
En makbul bir şefaatçi,
En metin bir nokta-i istinad,
En kısa bir tarik-i hakikat,
En makbul bir dua-yı manevi,
En kerametli bir vesile-i makasıd,
En yüksek bir haslet,
En safi bir ubudiyet,
İHLASTIR.