NurDergi

Buradasiniz: Ana Sayfa BEDİÜZZAMAN Müfit Yüksel; "Bediüzzaman ismi Said Nursi'ye layıktır."

Müfit Yüksel; "Bediüzzaman ismi Said Nursi'ye layıktır."

e-Posta Yazdır PDF

Geçtiğimiz yüzyılın İslami gelişmelerini araştıran sosyolog Müfit Yüksel, tesbitlerini açıklarken, “Bediüzzaman ismi Said Nursi’ye layıktır.” dedi.

Araştırmacı-Sosyolog Müfit Yüksel, Alevilik, Bektaşilik, Kürt meselesi, Cemaat ve Tarikatlar konusunda yaptığı çalışmalar ile biliniyor.
Peygamberimizden, günümüze kadar süregelen İslami faaliyetleri ve önderlerini inceleyen Yüksel, içinde bulunduğumuz asrın İslami açıdan çok büyük önem taşıdığını belirtti.
Yıllardır sürdürdüğü araştırmalarının kendisini Bediüzzaman said Nursi üzerinde yoğunlaşmasına neden olduğunu ifade eden sosyolog müfid yüksel, “Bediüzzaman asrımızın kilit ismidir.“ dedi.
Özellikle Bediüzzaman'ın ilk hayatı olarak isimlendirilen Cumhuriyet öncesi hayatıyla ilgili araştırmalara başlayan Yüksel, bu dönemlere ait orijinal dökümanlara ulaştığını ve İmam Gazaliden günümüze İslami gelişmeler ışığında Bediüzzaman Said Nursi'nin konumunu değerlendirdiğini belirtti.
Elde ettiği tarihi dökümanlardan örnekler sunarak çalışmalarını anlatan sosyolog Müfit Yüksel, “ Bediüzzaman Said Nursi asrımızda özel bir konuma sahiptir. Hayatını ve eserlerini inceleyen herkes Said Nursi'nin gerçekten Bediüzzaman ismine layık tek şahsiyet olduğunu kolaylıkla anlayabilir.”  dedi.
İmam Gazali'den günümüze kadar yaşamış İslam büyüklerinin bulundukları dönemdeki İslami hayatı ve mücadelelerini anlatan Yüksel,
“İmam Gazali olsun, İmam Rabbani olsun, Mevlana Celalettin olsun, Mevlana Halid Bağdadi olsun, Bediüzzaman Said Nursi olsun hepsinin ortak bir notası vardır. Hepsi mübarek temiz bir nesilden gelmekte ve İslami hayatın en mükemmel yaşandığı bölgelerde doğup büyümeleri ve temel eğitimlerini almalarıdır. Bununla birlikte farklı özelliklerde olmakla birlikte, bu şahsiyetlerin dönemlerinde İslamı tahribe yönelik ciddi faaliyetlerin olması ve bu değerli insanların, bu faaliyetlere karşı İslamı savunmak için ömür boyu büyük gayret ve hizmet etmeleridir. Bunun neticesindede İslam dini her türlü tahribattan korunarak yeniden ihya olmuş ve yaşanır hale gelmiştir.”dedi.
Asrımızda dinsizliğin tüm dünyada etkili olduğunu hatta İslam dünyasındada çok büyük tahribata neden olduğunu örnekleriyle anlatan Müfit Yüksel,
“İslam alimlerininde etkilendiği dinsizlik cereyanlarına karşı Kur'an ve Sünnet eksenli en yeni fikirler ve izahlar sadece Bediüzzamandan geldi." tesbitinde bulundu.
Yüksel; "Ülkemizde yaygın olan Nakşibendi tarikatının son temsilcisi olan Said Nursi "Zaman tarikat zamanı değil hakikat zamanıdır. Tarikatsız cennete girilir ama imansız girilmez.” diyerek en önemli meselemizin imanı kurtarmak olduğunu ifade etmiş ve ancak Risale-i Nur eserlerinden istifade ederek küfre karşı durulabileceğini söylemiştir.” dedi.
Günümüz ilahiyatçılarının ve Diyanetin Bediüzzaman’dan ve Risale-i Nur eserlerinden uzak durmasının hem ülkemiz için hemde İslam alemi için eksiklik olduğunu ifade eden araştırmacı sosyolog Müfid Yüksel,
“Türkiye’deki ilim adamları, ilahiyatçılar, aydınlarımız ve medyamız bir an önce Said Nursi’ye sahip çıkmalıdır.” dedi.

NurDergi


 

 
FacebookTwitterGoogle bookmarkDel.icio.usDiggIWIWSatartlapLinkter.huvipstart.huUrlGuru.huBlogter.hu

AYET MEALİ

Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm. O halde, doğru yolu bulmaları için benim davetime uysunlar, bana iman etsinler.

(Bakara-186.)

HADİS-İ ŞERİF

Haberiniz olsun, rahat koltuğunda otururken kendisine benim bir hadisim ulaştığı zaman kişinin: "Bizimle sizin aranızda Allah'ın kitabı vardır. Onda nelere helal denmişse onları helal biliriz. Nelere de haram denmişse onları haram addederiz" diyeceği zaman yakındır. Bilin ki, Resulullah (ASM)'ın haram kıldıkları da tıpkı Allah'ın haram ettikleri gibidir"

(Ebu Davud)

RİSALE-İ NUR

Benim boynumda veya koynumda bir akrep bulunduğunu biri söylese veya gösterse; ondan darılmak değil, belki memnun olmak lazım gelir.
(Mektubat)

GÜZEL SÖZLER

“Senin bana Rab oluşun iftiharım olarak yeter, benim  Sana kul oluşum şeref olarak da bana yeter. 
Sen tam benim sevdiğim bir Allah’sın, Sen de beni sevdiğin gibi bir kul eyle.”

(Hz.Ali ra.)

MELEKLERE İMAN