
Üç suale bir cevap ..
Müslümanları sorularıyla şaşırtan felsefecilerden bir grup Mevlanaya gelir. Oda onları talebesi Tebrizi'ye yollar. Felsefeciler sorularını sorar, ancak cevabı şaşırtıcıdır.

Müslümanları sorularıyla şaşırtan felsefecilerden bir grup Mevlanaya gelir. Oda onları talebesi Tebrizi'ye yollar. Felsefeciler sorularını sorar, ancak cevabı şaşırtıcıdır.

Dağ başında mı, şehir içinde mi.. Bir müslüman için nerede yaşamak daha hayırlıdır dersiniz. Yaşanmış meşhur bir hikaye ile bu meseleye açıklık getirelim.

Berat gecesi birçok Müslüman, günahlarından kurtulup Allah'û Teâla'nın af ve mağfiretine erişir. İlahi ihsana nail olur. Gönülleri nurani hava ile dolup taşar.

Müslümanların nasıl iki Bayramı varsa gökteki meleklerin de iki bayramı vardır. Meleklerin bayram geceleri ise mübarek üç aylar içinde bulunmaktadır..

Miraç gecesi en büyük mucizedir. Bu gece, Peygamberimizin bütün insanlığı temsîlen Cenab-ı Hak'kın yüksek huzuruna kabul edildiği kutlu bir hadisedir.

Kime sorsanız "Ehamdülillah müslümanım" der. Ancak yaşantılarına bakınca tereddüd edersiniz. İçinizden sormak geçer. "Bu sizin dininiz mi, yoksa Allah'ın dinimi diye.."

Dünyaya gönderilişimizin sebebi; "Elest bezminde”; “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” sorusuna; “Evet, Rabbimizsin!” şeklindeki cevabımızı doğrulamamız içindir.

Günlük hayatımızı sürçmelere, günahlara düşmeden sürdürmek istiyoruz. Hatta günahsız, tertemiz bir hayat yaşamayı, yaratılış gayemiz, varlık sebebimiz olarak biliyoruz.

İnsanoğlu nedense ölümü kendine vermeyi kabul edemez. Bu yüzden gaflete düşer ve hiç ölmeyecekmiş gibi dünya işlerine dalar. Asıl vazifesini unutur.

Yıllar önce bir kış gecesi, Çamlıca'da sohbete davet edildim. Bir garibanın evinde ders yapacağız. Kar kış. Cerrahpaşa'dan karşıya gideceğim. İstanbul'un bir yakasından ötekisine.
Sayfa 1 / 6
Onlara, (Bakara-13)
“İnsanların inandıkları gibi
siz de inanın” denildiğinde ise,
“Biz de akılsızlar gibi iman mı edelim?” derler.
İyi bilin ki, asıl akılsızlar kendileridir, fakat bilmezler.
Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki:
"Muhammed'in nefsini kudret eliyle tutan zata yemin ederim ki,
bu ümmetten her kim
-Yahudi olsun, Hristiyan olsun -
beni işitir, sonra da bana gönderilenlere inanmadan ölecek olursa mutlaka cehennem ehlinden olacaktır"
(Müslim, İman 240)
Evet, Allah’ı tanımayanın, dünya dolusu belâ başında vardır. Allah’ı tanıyanın dünyası nurla ve mânevî sürurla doludur; derecesine göre, iman kuvvetiyle hisseder. Bu imandan gelen mânevî sürur ve şifa ve lezzet altında, cüz’î maddî hastalıkların elemi erir, ezilir.