
Gıybet ve Fitnenin Olduğu Bir Görüşme Kısırdır
Kur'an-ı Kerim'de, "necvâ" tabiriyle dile getirilen fısıldaşmalar ve gizli konuşmalar mutlak surette yasaklanmamıştır; ne var ki, bu türlü görüşmeler bazı şartlara bağlanmıştır.

Kur'an-ı Kerim'de, "necvâ" tabiriyle dile getirilen fısıldaşmalar ve gizli konuşmalar mutlak surette yasaklanmamıştır; ne var ki, bu türlü görüşmeler bazı şartlara bağlanmıştır.

Ülkemizde, laiklik ile dindarlık Cumhuriyetin ilk yıllarından bu yana sorun olmaktadır. Bunun nedenide, laiklik ile dindarlığın birbirleriyle uyuşmamasıdır.

Bir kimsenin Müslüman olarak yaşayabilmesi için bilmesi gereken asgari bilgiler nelerdir. Bunun için ne yapmalıyız diye sık sık sorulmaktadır.

Miras meselesi özellekle günümüz insanının önemli problemlerinden birisi. Bunun nedenide miras konusunda yeterince bilgi sahibi olmamaktan kaynaklanıyor.

Dişe dolgu veya kaplama yapılınca altına su geçmiyor. Bu durumda nasıl gusül abdesti alacağız. Bunun bir çaresi varmı?

Abdest, dinimizde önemli bir yere sahiptir. İbadetlerimiz için temizliktir. Abdestsiz namaz kılınmaz, Kur'an-ı Kerim'e el sürülmez, Kâbe tavâf edilmez.

Cami dışında namaz kılmak istediğimiz zaman bizi tereddüde sevk eden önemli bir konu da kıble yönünü tayin etmektir. Kıble hatası olursa namazlarımız bozulur mu?

Tesettür, Bir fıkıh terimi olarak erkek veya kadının şer'an örtülmesi gereken yerlerini örtmesi demektir. Kişilerin gizlemesi gereken yerlerinede "Avret" yeri denir.

Rabbimizin sevmediği yanlışların en başında zulüm gelmektedir. Zulmün her çeşidi yasaklanmıştır. Bundan dolayı Rabb'imiz zalimin hep karşısında, mazlumun da hep yanındadır.

Gerçek bir dindarın nasıl olması gerektiğini bilmeyenler, zaman zaman çok yanlış hükümler veriyorlar. Dindar olmayan birini, dini tam yaşayan bir insan sananlar,
Sayfa 5 / 6
Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı. O sayılı günler, Kur’an’ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa onu oruçla geçirsin. (Bakara:183-185)
Peygamberimiz şöyle buyuruyor: "Oruçlu için iki sevinç vardır. Biri iftar vaktindeki sevinci, diğeri Ahirette Rabbine kavuştuğu andaki sevincidir." "Cennette "Reyyan" denilen bir kapı vardır. Bu kapıdan kıyamet gününde Cennete yalnız oruçlular girerler; o kapıdan onlardan başka hiç bir kimse giremez."
İşte, Ramazan-ı Şerifteki oruç, hakikî ve hâlis, azametli ve umumî bir şükrün anahtarıdır. Çünkü, insanların çoğu, hakikî açlık hissetmedikleri zaman, çok nimetlerin kıymetini derk edemiyor. Kuru bir parça ekmek, tok olan adamlara, hususan zengin olsa, ondaki derece-i nimet anlaşılmıyor. Halbuki, iftar vaktinde, o kuru ekmek, bir mü'minin nazarında çok kıymettar bir nimet-i İlâhiye olduğuna kuvve-i zâikası şehadet eder. Padişahtan tâ en fukaraya kadar herkes, bir şükr-ü mânevîye mazhar olur. (Mektubat)