You are here: Ana Sayfa İLAHİYAT

İLAHİYAT

Gıybet ve Fitnenin Olduğu Bir Görüşme Kısırdır

Kur'an-ı Kerim'de, "necvâ" tabiriyle dile getirilen fısıldaşmalar ve gizli konuşmalar mutlak surette yasaklanmamıştır; ne var ki, bu türlü görüşmeler bazı şartlara bağlanmıştır.

Devamını oku...

 

Laiklik ile dindarlık neden uyuşmuyor ?

Ülkemizde, laiklik ile dindarlık Cumhuriyetin ilk yıllarından bu yana sorun olmaktadır. Bunun nedenide, laiklik ile dindarlığın birbirleriyle uyuşmamasıdır.

Devamını oku...

 

Bir müslümanın bilmesi gerekenler..

Bir kimsenin Müslüman olarak yaşayabilmesi için bilmesi gereken asgari bilgiler nelerdir. Bunun için ne yapmalıyız diye sık sık sorulmaktadır.

Devamını oku...

 

Hayattaki babanın dağıttığı mal miras sayılır mı?

Miras meselesi özellekle günümüz insanının önemli problemlerinden birisi. Bunun nedenide miras konusunda yeterince bilgi sahibi olmamaktan kaynaklanıyor.

Devamını oku...

   

Dişe dolgu yapmak Gusule mani mi?

Dişe dolgu veya kaplama yapılınca altına su geçmiyor. Bu durumda nasıl gusül abdesti alacağız. Bunun bir çaresi varmı?

Devamını oku...

 

Niçin abdest alınır?

Abdest, dinimizde önemli bir yere sahiptir. İbadetlerimiz için temizliktir. Abdestsiz namaz kılınmaz, Kur'an-ı Kerim'e el sürülmez, Kâbe tavâf edilmez.

Devamını oku...

 

Namaz kılarken kıble yönü hatalı olursa..

Cami dışında namaz kılmak istediğimiz zaman bizi tereddüde sevk eden önemli bir konu da kıble yönünü tayin etmektir. Kıble hatası olursa namazlarımız bozulur mu?

Devamını oku...

   

Tesettür denilince ne anlamalıyız..

Tesettür, Bir fıkıh terimi olarak erkek veya kadının şer'an örtülmesi gereken yerlerini örtmesi demektir. Kişilerin gizlemesi gereken yerlerinede "Avret" yeri denir.

Devamını oku...

 

Aile içinde zulüm..

Rabbimizin sevmediği yanlışların en başında zulüm gelmektedir. Zulmün her çeşidi yasaklanmıştır. Bundan dolayı Rabb'imiz zalimin hep karşısında, mazlumun da hep yanındadır.

Devamını oku...

 

Her Müslüman vasıflı bir dindar olmalı..

Gerçek bir dindarın nasıl olması gerektiğini bilmeyenler, zaman zaman çok yanlış hükümler veriyorlar. Dindar olmayan birini, dini tam yaşayan bir insan sananlar,

Devamını oku...

   
  • AYET MEALİ

  • HADİS

  • RİSALE-İ NUR

Ey iman edenler!

Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı.

O sayılı günler,  Kur’an’ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır.

Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa onu oruçla geçirsin.

(Bakara:183-185)

 

 

 

Peygamberimiz şöyle buyuruyor:

"Oruçlu için iki sevinç vardır. Biri iftar vaktindeki sevinci, diğeri Ahirette Rabbine kavuştuğu andaki sevincidir."

"Cennette "Reyyan" denilen bir kapı vardır. Bu kapıdan kıyamet gününde Cennete yalnız oruçlular girerler; o kapıdan onlardan başka hiç bir kimse giremez."

 

İşte, Ramazan-ı Şerifteki oruç, hakikî ve hâlis, azametli ve umumî bir şükrün anahtarıdır. Çünkü, insanların çoğu, hakikî açlık hissetmedikleri zaman, çok nimetlerin kıymetini derk edemiyor. Kuru bir parça ekmek, tok olan adamlara, hususan zengin olsa, ondaki derece-i nimet anlaşılmıyor. Halbuki, iftar vaktinde, o kuru ekmek, bir mü'minin nazarında çok kıymettar bir nimet-i İlâhiye olduğuna kuvve-i zâikası şehadet eder. Padişahtan tâ en fukaraya kadar herkes, bir şükr-ü mânevîye mazhar olur. (Mektubat)

CEVŞEN'DEN DUA..


pow3rz crew PIC Devreler PIC Devreler ankara caddesi haber