NurDergi

Buradasiniz: Ana Sayfa İLAHİYAT Namazlarda sesli veya sessiz okumanın sebebi..

Namazlarda sesli veya sessiz okumanın sebebi..

e-Posta Yazdır PDF

Bu suale etraflı cevap verebilmek için namazın Mi'râc gecesinde farz kılındığı günlerde Mekke'de Müslümanların mâruz bulunduğu tazyike bir göz atmak gerekecek.

Niçin Gündüz Namazında Gizli, Gece Namazında Âşikâre okunur?
Bilindiği üzere, öğle, ikindi namazlarında gizli; akşam, yatsı ve sabah namazlarında âşikâre okumak imamlar için vâciptir. Yalnız kılanlar ise, gündüz aynı şekilde gizli okumaları vâcipken gecede muhayyer olurlar. İsterlerse tek başlarına imam gibi sesli okuyarak kılabilirler. Hattâ melekleri cemaat kabul ederek onlara imam olmayı dahi niyet edebilirler.
Öğle ve ikindi namazlarında neden sessiz; akşam, yatsı ve sabah namazlarında neden sesli okunuyor? Neden bu böyledir? diye çok soruluyor.
Bu suale etraflı cevap verebilmek için namazın Mi'râc gecesinde farz kılındığı günlerde Mekke'de Müslümanların mâruz bulunduğu tazyike bir göz atmak gerekecek.
Mi'râc'dan dönen Resûlüllah Aleyhisselâm, farz olarak beş vakit namazı kılmaya başladığı günlerde Mekke müşrikleri çok insafsız davranıyorlardı. Namazlarda yaklaşıyor, okunan âyetleri dinliyor, sonra uzaklaşıp alay mevzuu ediyorlardı. Hattâ âyetlerle kendi düzmece şiirlerini de karıştırıyor, insanları yanıltmaya uğraşıyorlardı.
Müşriklerin namazda sesli okunan âyetleri dinleyip alay mevzuu etmeleri Müslümanları ve Resûl-i Ekrem Hazretlerini üzüyordu. İşte bugünlerde İsrâ sûresinin (110)'uncu âyeti nâzil oldu. Bu âyette Rabbimiz, gündüz namazlarında gizli, gece namazlarında ise sesli okumasını işaret ediyordu.
Âyetin işaretine hemen uyan Resûlüllah Hazretleri, öğle ve ikindi namazlarında sessiz okumaya başladı. Bundan sonra yine toplanan müşrikler, artık, birşey işitemiyor, istihza edecek okuyuş duyamıyorlardı.
Akşam namazlarında ise yemekte bulunuyorlar, yatsı ve sabahta da uykudan ayrılamadıklarından dinlemeye gelemiyorlardı. Böylece gündüz namazları gizli okuyuş sebebiyle onların eziyetinden kurtulurken, gece namazları da meşguliyetleri sebebiyle mahfuz kalıyordu.
Anlaşılıyor ki, ilk namazlarda okumalar gece gündüz sesli idi. Ancak müşriklerin bu tutumundan Rabbimiz gündüz namazlarında sessiz, gece namazlarında ise sesli okumayı emretmiş; Resûl-i Ekrem Efendimiz de emri aynen tatbik etmişti.
Ancak Cuma ve Bayram namazlarında, gündüz olduğu halde, yine sesli okunagelmiştir.
Çünkü Cuma namazı Resûl-i Ekrem Efendimizin Medine'ye hicreti haftasında farz kılınmıştır. Bayram namazları ise daha sonra Medine hayatının ikinci senesinden itibaren vâcip olmuştur.
Böylece bu namazların kılındığı devrede müşrik eziyeti bahis mevzuu olmamıştır. Müslümanlar kuvvet bulmuş, Medine halkı duruma hâkim olmuş, Cuma ve Bayram namazlarındaki okuyuşlarıyla alay ettirecek zâfiyetten kurtulmuşlardır. Ancak Mekke müşriklerinin ilk Müslümanlara neler ettiklerinin bilinmesi için, durum kıyâmete kadar yaşayacak insanların ibretine sunulmuş, gündüz namazlarında gizli okunması emri bu hikmetle ibkâ edilmiştir. Elbette başka hikmetleri de vardır. Ancak müşriklerin ilk Müslümanlara yaptıklarını hatırlamak bakımından bundaki ibretler akla ilk gelendir.
Ahmet ŞAHİN

 

 
FacebookTwitterGoogle bookmarkDel.icio.usDiggIWIWSatartlapLinkter.huvipstart.huUrlGuru.huBlogter.hu

AYET MEALİ

Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm. O halde, doğru yolu bulmaları için benim davetime uysunlar, bana iman etsinler.

(Bakara-186.)

HADİS-İ ŞERİF

Haberiniz olsun, rahat koltuğunda otururken kendisine benim bir hadisim ulaştığı zaman kişinin: "Bizimle sizin aranızda Allah'ın kitabı vardır. Onda nelere helal denmişse onları helal biliriz. Nelere de haram denmişse onları haram addederiz" diyeceği zaman yakındır. Bilin ki, Resulullah (ASM)'ın haram kıldıkları da tıpkı Allah'ın haram ettikleri gibidir"

(Ebu Davud)

RİSALE-İ NUR

Benim boynumda veya koynumda bir akrep bulunduğunu biri söylese veya gösterse; ondan darılmak değil, belki memnun olmak lazım gelir.
(Mektubat)

GÜZEL SÖZLER

“Senin bana Rab oluşun iftiharım olarak yeter, benim  Sana kul oluşum şeref olarak da bana yeter. 
Sen tam benim sevdiğim bir Allah’sın, Sen de beni sevdiğin gibi bir kul eyle.”

(Hz.Ali ra.)

MELEKLERE İMAN