NurDergi

Buradasiniz: Ana Sayfa İLAHİYAT Çoraplarını dahi yanında götüremedi..

Çoraplarını dahi yanında götüremedi..

e-Posta Yazdır PDF

İnsanoğlu nedense ölümü kendine vermeyi kabul edemez. Bu yüzden gaflete düşer ve hiç ölmeyecekmiş gibi dünya işlerine dalar. Asıl vazifesini unutur.
Dua ve ibadet için yaratıldığını unutur. Daha zengin olmak ve daha rahat bir yaşantı için gece gündüz çabalar durur. Halbuki gideceği yerde dünya malının hiç ber değeri yoktur. Dünya malı ona orada bir fayda vermez. Herşey burada kalır. Ne mal, ne evlat, ne dost akraba, nede şan şöhret...
Bir zaman zengin bir adam vardı. Ancak bu adan çocuklarıyla pek anlaşamazdı. Sebebi ise, Çocukları daha çok para kazanıp daha da zengin olmak için ibadetlerini terk edip helal haram demeden kazanç peşinde koşturuyordu. Babaları ise haline şükrederek, helal yoldan kazanmakla yetiniyordu.
Çocuklarına ettiği nasihatlerde fayda vermiyordu. Günlerden bir gün zengin adam şiddetli bir hastalığa yakalanır. Öleceğini hisseden adam çocuklarına şöyle bir vasiyette bulunur:
" Evlatlarım bu güne kadar size hiç bir sözümü dinletemedim, Hiç olmazsa şu son isteğimi yerine getirin. Ben ölüp yıkanınca, şu eski çoraplarımı ayağıma geçirin, Bunlar benim hayatta en çok sevdiğim varlığımdı, yıllarca sakladım, şimdi bunlarla gömülmek istiyorum."
Bir vakit sonra bu zengin adam vefat eder. Cenaze yıkandıkdan sonra oğulları çorapları alıp getirirler:
" Babamızın vasiyeti var, şu eski çorapları ona giydireceğiz," derler. Cenazeyi yıkayan hoca efendi bunu katiyyen kabul etmez.
Bu sefer müftüye çıkarlar. O da "Dinimizde böyle birşey yok," deyip reddeder.
İster istemez, çocukları babalarının bu vasiyetinden vazgeçmek mecburiyetinde kalırlar.
Cenazeyi defnedip kabirden evlerine dönünce, babalarının çok yakın arkadaşı olan birisi evlerine gelir. Gençlere başsağlığı diledikten sonra cebinden çıkardığı bir mektubu verir ve şöyle der.
" Babanız çok önceleri bu mektubu, bana vererek, benim cenazem gömülüp oğullarım eve dönünce kendilerine ver demişti, bende size veriyorum."
Zengin adamın çocukları mektubu açıp okuyunca, babalarının en son ibretli dersini şu ifadelerle verdiğini görürler:
" Evlatlarım, işte gördünüz; eski çoraplarımı bile yanımda götüremedim. Aklınızı başınıza alınız. Ne yapacaksanız hayatta iken yapıp öbür aleme gönderiniz. Aldanmakta fayda yok."
 

 

 
FacebookTwitterGoogle bookmarkDel.icio.usDiggIWIWSatartlapLinkter.huvipstart.huUrlGuru.huBlogter.hu

AYET MEALİ

Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm. O halde, doğru yolu bulmaları için benim davetime uysunlar, bana iman etsinler.

(Bakara-186.)

HADİS-İ ŞERİF

Haberiniz olsun, rahat koltuğunda otururken kendisine benim bir hadisim ulaştığı zaman kişinin: "Bizimle sizin aranızda Allah'ın kitabı vardır. Onda nelere helal denmişse onları helal biliriz. Nelere de haram denmişse onları haram addederiz" diyeceği zaman yakındır. Bilin ki, Resulullah (ASM)'ın haram kıldıkları da tıpkı Allah'ın haram ettikleri gibidir"

(Ebu Davud)

RİSALE-İ NUR

Benim boynumda veya koynumda bir akrep bulunduğunu biri söylese veya gösterse; ondan darılmak değil, belki memnun olmak lazım gelir.
(Mektubat)

GÜZEL SÖZLER

“Senin bana Rab oluşun iftiharım olarak yeter, benim  Sana kul oluşum şeref olarak da bana yeter. 
Sen tam benim sevdiğim bir Allah’sın, Sen de beni sevdiğin gibi bir kul eyle.”

(Hz.Ali ra.)

Mübarek Mevlid Gecenizi
Tebrik Eder,
Tüm İslam Alemine
Hayırlar Getirmesini
Cenab-ı Hak'tan Niyaz Ederiz.
NurDergi

MELEKLERE İMAN