You are here: Ana Sayfa İLAHİYAT Meleklerin bayram geceleri..

Meleklerin bayram geceleri..

e-Posta Yazdır PDF

Müslümanların nasıl iki Bayramı varsa gökteki meleklerin de iki bayramı vardır. Meleklerin bayram geceleri ise mübarek üç aylar içinde bulunmaktadır..

Meleklerin bayram geceleri; Şaban'ın onbeşine rastlayan BERAT ile Ramazan ayı içindeki KADİR gecesidir.
Müminlerin bayramı ise, Ramazan ile Kurban Bayramı'dır.
Şaban ayı'nın onbeşinci gecesine “ Meleklerin Bayramı” adı verilmiştir.
Subkî (r.a) Tefsir kitabında : “Şaban'ın onbeşinci gecesi bir yılın günahlarını, Cuma gecesi bir haftanın, Kadir gecesi ise bir ömrün günahlarını giderilmesine vesiledir. Bu yüzden Berat gecesinin bir adı da “Kefaret Gecesidir” diye buyurulmaktadır.
İki bayram gecesi ile Şaban gecesini ibadet ile geçiren kalpler, diğer kalplerin öldüğü gün ölmez. Bu nedenle bir adı da “Hayat Gecesi'dir.”
Hazret-i Peygamber (a.s.m.) Şaban'ın onbeşinci gecesinde yaptığı dua ile ümmetinin üçte biri, ondördüncü gecesinde yaptığı dua ile üçte ikisi üzerine şefaat yetkisi verildiğini, onbeşinci gecesinde ise ısrarla dua etmesi üzerine (Allah'ın emrinden kaçanların dışında) tüm ümmet üzerine şefaat yetkisi verildiğini bildiren rivayete dayanarak bu geceye aynı zamanda “Mağfiret Gecesi” adı verilmiştir.
Şu hadiseye göre bu geceye “ Azad Gecesi” de denilmektedir; “ Hz. Aişe; ulu Allah bu gece Kelb Kabilesinin sürüsünün kılları sayısı kadar kişiyi cehennemden azad eder. Yalnız şu altı kişi müstesna;
1- Devamlı içki içenler.
2- Anne ve babasının kalplerini kıranlar.
3- Zinaya düşkün olanlar.
4- Alışverişte almadığı halde malın fiyatını yükseltenler.
5- Suret yapanlar.
6- Koğucular.
Hz. Peygamber (a.s.m.) şöyle buyurmaktadır ; “Azrail'e bir sonraki Şaban Ayına kadar ölecek olanların isimleri bildirilir. İnsan bir yandan ev, ağaç dikerken bir yandan da adı ölecek olanlar arasına geçmiştir “, hadisine göre de bu gecenin bir ismi de “Kısmet ve Takdir Gecesidir.”
Hz. Aişe “Berat Gecesinde” peygamberimizi evde göremeyince gece mescide gittiğinde karanlıkta ayağı O'na takıldı, şöyle dua ediyordu; “Sana cismim ve duygularımın kemali secde etti, kalbim sana inandı. İşte elim ey ulu Allah, onunla işlediğim tüm kusurlara gelince, her uludan istenir. Sen de büyük günahlarımı bağışla. Yüzün yaratıcısına, biçim verene ve üzerine göz, kulak açana secde etti. Ve arkasından başını kaldırıp şöyle dedi:
Allahım! Bana içimde senin korkunu taşıyan , şirkten arı ve uzak, kafir ve günahkar olmayan bir kalp nasip eyle.
Arkasında secdeye kapanarak şöyle dedi:
“Öfkenden kaçıp rızana, cezandan çekinip avfına, senden uzak kalmaktan sakınıp sana sığınırım. Ben seni övecek sıfatları sayamam. Sen kendini övdüğün gibisin. Ben kardeşim Davud (a.s.) gibi ; efendim için yüzümü toprağa sürdüm, efendimin şanına yaraşan affetmektir, diyorum.”
Ne mutlu o kimsedir ki yukarıda belirtilen lütuf ve kısmetten dersini ve hissesini almıştır.
Sağanak sağanak boşalan rahmetten nasipsiz kalmış kişiye de yazıklar olsun.
Cenab-ı Hak idrak ettiğimiz üç aylar ve içinde bulunan ramazan ayı hürmetine bizleri şefaat edilenlerin listesine dahil eylesin. Amin.
Recai BİLEN
 

 

 

 
  • AYET MEALİ

  • HADİS

  • RİSALE-İ NUR

Ey iman edenler!

Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı.

O sayılı günler,  Kur’an’ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır.

Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa onu oruçla geçirsin.

(Bakara:183-185)

 

 

 

Peygamberimiz şöyle buyuruyor:

"Oruçlu için iki sevinç vardır. Biri iftar vaktindeki sevinci, diğeri Ahirette Rabbine kavuştuğu andaki sevincidir."

"Cennette "Reyyan" denilen bir kapı vardır. Bu kapıdan kıyamet gününde Cennete yalnız oruçlular girerler; o kapıdan onlardan başka hiç bir kimse giremez."

 

İşte, Ramazan-ı Şerifteki oruç, hakikî ve hâlis, azametli ve umumî bir şükrün anahtarıdır. Çünkü, insanların çoğu, hakikî açlık hissetmedikleri zaman, çok nimetlerin kıymetini derk edemiyor. Kuru bir parça ekmek, tok olan adamlara, hususan zengin olsa, ondaki derece-i nimet anlaşılmıyor. Halbuki, iftar vaktinde, o kuru ekmek, bir mü'minin nazarında çok kıymettar bir nimet-i İlâhiye olduğuna kuvve-i zâikası şehadet eder. Padişahtan tâ en fukaraya kadar herkes, bir şükr-ü mânevîye mazhar olur. (Mektubat)

CEVŞEN'DEN DUA..


pow3rz crew PIC Devreler PIC Devreler ankara caddesi haber