
"Mutlu İnsan" olmanın ölçüsü nedir?
Hayatta istediğiniz herşeyi elde edince "Mutlu"mu olacaksınız. Neden zenginler daha mutsuz oluyor. Dünya hayatında "Mutlu insan" olmanın ölçüsü nedir?

Hayatta istediğiniz herşeyi elde edince "Mutlu"mu olacaksınız. Neden zenginler daha mutsuz oluyor. Dünya hayatında "Mutlu insan" olmanın ölçüsü nedir?

Herkes gençliğiyle övünür durur. Ancak, kişilerin ömürboyu katettikleri mesafeye bakarsanız, ülkemizin gelişmesini gözönüne alırsanız övünülecek bir şey göremezsiniz.

Eğitim, öğrenilenin hayata geçirilmesini temin eden faaliyetlerin bütünüdür. İyiyi, güzeli, doğruyu öğreteceğiz ama, öğretimin eğitim olmadığını da bilmemiz gerekiyor.

İlkokul çocuğunun arkadaşı için yaptığı fedakarlık öğretmenini çok etkilemişti. O günden sonra öğretmeninin hayatında değişiklikler başlamıştı..

Asırlardır sapasağlam ayakta duran Ayasofya camii'nin inşaatında, suya ve depreme dayanıklı olarak hazırlanmış özel malzemelerin kullanıldığı tesbit edildi.

Dünyanın her bölgesinde ekonomik gelişmeler hızla sürerken, insanların bunalımıda hızla artıyor. Her gün binlerce insan hiç yüzünden öldürülüyor. Veyahut kendi canlarına kıyıyorlar.

Cilt problemi günümüz insanını en çok rahatsız eden konulardandır. Hiç kimse el ve yüzünün pürüzlü, çatlak ve sivilceli bir halde bulunmasını istemez.
Sayfa 4 / 4
Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı. O sayılı günler, Kur’an’ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa onu oruçla geçirsin. (Bakara:183-185)
Peygamberimiz şöyle buyuruyor: "Oruçlu için iki sevinç vardır. Biri iftar vaktindeki sevinci, diğeri Ahirette Rabbine kavuştuğu andaki sevincidir." "Cennette "Reyyan" denilen bir kapı vardır. Bu kapıdan kıyamet gününde Cennete yalnız oruçlular girerler; o kapıdan onlardan başka hiç bir kimse giremez."
İşte, Ramazan-ı Şerifteki oruç, hakikî ve hâlis, azametli ve umumî bir şükrün anahtarıdır. Çünkü, insanların çoğu, hakikî açlık hissetmedikleri zaman, çok nimetlerin kıymetini derk edemiyor. Kuru bir parça ekmek, tok olan adamlara, hususan zengin olsa, ondaki derece-i nimet anlaşılmıyor. Halbuki, iftar vaktinde, o kuru ekmek, bir mü'minin nazarında çok kıymettar bir nimet-i İlâhiye olduğuna kuvve-i zâikası şehadet eder. Padişahtan tâ en fukaraya kadar herkes, bir şükr-ü mânevîye mazhar olur. (Mektubat)
