NurDergi

Buradasiniz: Ana Sayfa GÜNCEL Dualarımızla kaderi etkileyelim..

Dualarımızla kaderi etkileyelim..

e-Posta Yazdır PDF

Kim ne isterse istesin sonunda Allah'ın takdir ettiği olur. Bununla birlikte ayet ve hadislerde, duaların neticesinde kaderin değişebileceği ifade edilmektedir.

Bir hadis-i şerif’te şöyle buyuruluyor; “Ey kulum sen de istersin, ben de isterim. Ama sonunda ancak benim dediğim olur.” Demek ki her şeyin bir de “takdir” yönü bulunuyor.
Bu nedenle olayın dış görünüşü, yani sebeplere bakan tarafı saklı kalmak kaydıyla bugün “takdir” tarafından referanduma gidecek olan Anayasa Paketi’ne bu yönüyle bakmak istiyorum.
Uzun bir maratonun sonunda nihayet AYM tarafından bir karar verildi. Paket referanduma sunulacak. Tabii ki, engelleyici güçler de son raunda kadar bütün enerjilerini harcadılar. Bu arada görünürde birbirine zıt düşünce erbabının maskeleri de ‘redci cephe’de yer alınca düşüverdi. Maske ile perdelenen yüzleri ortaya çıktı. Gözlü tabaka dediğimiz geniş halk kesimince bu yüzler inşallah daha net görülmüştür. 
Halkının menfaatini ön plana alanlar, vesayet rejiminden aydın olarak rahatsız olanlar, baskı ve istibdattan bunalanlar, yukarıdaki saltanatı ve  zevk ü sefayı fark edenler, babadan oğula miras ülkeyi yönetenleri görenler, rejimin kaymağından göbekleri şişenlerin yanında üç beş kuruşa çalışanlar, ülkesinde kamusal mamusal alan diye ikinci sınıf vatandaş muamelesine tabi tutulup itilenler, ülkelerinden adeta sürdürülüp dışarıda okumak için bin bir çile  çekenler,  ve demokrat, muhafazakâr, dürüst, insaf ehli ve diğer STK’ lar…vb. “baskıcı oligarşik zümrenin” karşısında bir blok oluşturduklarını ve bu blokun da referanduma yakın daha da büyüyeceği bir zeminin oluştuğunu görüyoruz.
İnşallah bütün bu ittifak ve dayanışmanın meyvesini alacağız. Zira ben bu dayanışmanın ve gayretin “fiili bir dua” olduğunu düşünüyorum. Ve bu dua da inşallah kabul görecektir. En ufak bir şüphem de yok.
Eğer dua muztar vaktine gelmişse, mutlaka netice vereceğini Allah dostları kâmil zâtlar söylüyorlar. “esbabın içtimaı müsebbebin içtimaına bir duadır. Yani, esbab bir vaziyet alır ki, o vaziyet bir lisan-ı hal hükmüne geçer; ve müsebbebi, kadir-i zülcelalden dua eder, isterler.
Ülkemizin zorlu bir dönemden geçtiği şu günlerde, kavli ve fiili dualarımız ile Allah'a yönelmeli ve ondan yardım istemeliyiz.
Recai BİLEN

 

 
FacebookTwitterGoogle bookmarkDel.icio.usDiggIWIWSatartlapLinkter.huvipstart.huUrlGuru.huBlogter.hu

AYET MEALİ

Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm. O halde, doğru yolu bulmaları için benim davetime uysunlar, bana iman etsinler.

(Bakara-186.)

HADİS-İ ŞERİF

Haberiniz olsun, rahat koltuğunda otururken kendisine benim bir hadisim ulaştığı zaman kişinin: "Bizimle sizin aranızda Allah'ın kitabı vardır. Onda nelere helal denmişse onları helal biliriz. Nelere de haram denmişse onları haram addederiz" diyeceği zaman yakındır. Bilin ki, Resulullah (ASM)'ın haram kıldıkları da tıpkı Allah'ın haram ettikleri gibidir"

(Ebu Davud)

RİSALE-İ NUR

Benim boynumda veya koynumda bir akrep bulunduğunu biri söylese veya gösterse; ondan darılmak değil, belki memnun olmak lazım gelir.
(Mektubat)

GÜZEL SÖZLER

“Senin bana Rab oluşun iftiharım olarak yeter, benim  Sana kul oluşum şeref olarak da bana yeter. 
Sen tam benim sevdiğim bir Allah’sın, Sen de beni sevdiğin gibi bir kul eyle.”

(Hz.Ali ra.)

Mübarek Mevlid Gecenizi
Tebrik Eder,
Tüm İslam Alemine
Hayırlar Getirmesini
Cenab-ı Hak'tan Niyaz Ederiz.
NurDergi

MELEKLERE İMAN