
Ona (asm) dost olunca..
“Ey Allah'ın en sevgili kulu ve insanların en hayırlısı senin müştakınım. Susuzluktan yanarak dudakları kuruyanlar nasıl daima su isterlerse, ben de senin hasretini çekiyorum”

“Ey Allah'ın en sevgili kulu ve insanların en hayırlısı senin müştakınım. Susuzluktan yanarak dudakları kuruyanlar nasıl daima su isterlerse, ben de senin hasretini çekiyorum”

Ashab, Peygamber Efendimize iman ederek O'nu gören ve müslüman olarak ölen kimseler. Lügat itibariyle ashab, arkadaş manasına gelen "sâhib" kelimesinin çoğuludur.

O, kâinatı okur, bir elindeki kitabıyla. Tesbihatıyla âlemleri çınlatır. Ve açar ellerini, Rabbinden sonsuzluk ister, kurtuluş ister, kavuşma ister, mutluluk ister.

Peygamberimiz, irşadında ve ikazında hiddet ve şiddet göstermezdi. Muhataplarını samimî bir hava içerisinde karşılar, onlara şefkat ve merhametle nasihatte bulunurdu.

Son peygamber Hz.Muhammed (sav)'dir. Kur'ân-ı Kerim'de peygamberlik müessesesinin Hz. Muhammed (sav) ile son bulduğunu açıkça ifade edilmektedir.

Ayet meallerinden anlaşıldığı üzere, Allah (c.c)nin bildirmesi ile gaybi meseleleri bilmek peygamberler için mümkün ve bu bir nevi onların peygamberliğini tasdik edici bir özellikti.

Esasında Müslümanların en büyük sıkıntıları Sünnet-i Seniyye'ye uymamalarıdır. Modern tıp, dönüp dolaşıp Sünnet-i Seniyye'deki kuralları kabullenmeye başlamıştır.

Cevşen, benzeri olmayan bir duadır. Cevşen’deki İlâhî isimleri tefekkür etmek sadece gafleti dağıtmaz, Allah’ı tanıma konusundaki dereceyi de yükseltir.

“Sünnetin hayatımızdaki önemi nedir? Peygamberimizin (asm) yasak koyma, yani haram kılma yetkisi var mı? Sadece Kur'ân'dan anladığımız kadarı ile yaşasak olmazmı?"

Terim olarak hadis: Hz. Peygamber (sas) e ait sözler, fiiller yani hareket ve davranışlar, tekrirler ve ona ait sıfatlardır. Diğer bir tabir ile sünnet ile eş anlamlıdır.
Sayfa 1 / 3
Onlara, (Bakara-13)
“İnsanların inandıkları gibi
siz de inanın” denildiğinde ise,
“Biz de akılsızlar gibi iman mı edelim?” derler.
İyi bilin ki, asıl akılsızlar kendileridir, fakat bilmezler.
Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki:
"Muhammed'in nefsini kudret eliyle tutan zata yemin ederim ki,
bu ümmetten her kim
-Yahudi olsun, Hristiyan olsun -
beni işitir, sonra da bana gönderilenlere inanmadan ölecek olursa mutlaka cehennem ehlinden olacaktır"
(Müslim, İman 240)
Evet, Allah’ı tanımayanın, dünya dolusu belâ başında vardır. Allah’ı tanıyanın dünyası nurla ve mânevî sürurla doludur; derecesine göre, iman kuvvetiyle hisseder. Bu imandan gelen mânevî sürur ve şifa ve lezzet altında, cüz’î maddî hastalıkların elemi erir, ezilir.