You are here: Ana Sayfa KUR'AN-I KERİM Kur'an, bir şey değil, her şey..

Kur'an, bir şey değil, her şey..

e-Posta Yazdır PDF

Kur'an, Allah'ın ezeli hitabıdır. Kur'an, Sübhan olan Allah'ın ezelî hitaplarının hazinesidir. Yani kusur ve aczden yüce olan Allah'ın ezelî konuşmalarının mahzenidir.


Çünkü Kur'anı azîmüşşan, Rahman olan yüce Allah'ın, öte âlemde, âhirette ebediyyen devam edecek olan, maddî-manevî lûtuf, ihsan ve keremlerinden sitayişle, övgüyle behsedip, söz eden bir müjdeler hazinesidir.
Ganiyyi Mutlak olan Allah'ın bitmez tükenmez hazinelerini, kullarının âdeta başından aşağı boca edeceği ve zaten her an ettiği ve etmekte olduğu ihsan ve vergilerden bahseden bir hazinedir.
Kur'an birşey değil her şey!
Büyüklük zâtını vasfedip nitelemekte küçük kalan yüce Allah'ın tenezzülü ilahî ile, kulun anlayabileceği bir üslûp ve tarzda onun seviyesine inerek, kuluna ettiği binbir çeşit hitap edişler manzumesidir.
Kur'an şu İslâmiyet âlemi mânevîsinin, mânevî âlem, mânâ ve anlam yumağı olan İslâmiyetin güneşi, temeli, hendesesi ve plânıdır.
Evet İslâmiyet mânevî âlemdir. Mânâ âlemidir. Kur'an bu mânevi, bu mâna aleminin güneşidir. Temelidir.
Kâinat, Kur'anın mânasına kılıf olmuş... Kâinat zarf, Kur'an mazruf yani zarflanan yani büyük kâinat insanının ruhu.. Fakat ruh, bedene hâkim olması hasebiyle de, bu defa kâinat mazruf; zarflanan, kılıflanan ve hıfz ve muhafaza altına alınandır.
Ruh ise kucaklayıcı bir mâna kılıfıdır. Demek ki bazan kâinat zarf ve kılıf oluyor. Kur'andan neş'et eden, çıkan mâna âlemi ise mazruf, zarflanan ve kılıflanan oluyor.
Bazan da oluyor ki, Kur'an güneşinin aydınlattığı İslâmiyet yâni manevî âlem zarf oluyor; kuşatıcı ve koruyucu oluyor. Kâinat ise mazruf, zarflanan kılıflanan, koruma altına alınan olarak karşımıza çıkıyor.
Bazan öyle bazan böyle, fakat ne şekilde olursa olsun, madde ve mâna, kabuk ve öz; birbirisiz olamıyor. Birbirisiz sağlam kalamıyor. Adeta et ile kemik gibi birbirine muhtaç oluyor.
Kur'an öyle manevî bir güneş ki, hem insan bedenine nefes aldırıyor, hem de insan ruhuna.. Tabii aynı şekilde hem dünyanın, kâinatın maddesini aydınlatıp bize yorumluyor.. Hem de mânasının ne anlama geldiğini söylüyor.
Muhsin BOZKURT
 

 
  • AYET MEALİ

  • HADİS

  • RİSALE-İ NUR

Onlara,
“İnsanların inandıkları gibi
siz de inanın” denildiğinde ise,
“Biz de akılsızlar gibi iman mı edelim?” derler.
İyi bilin ki, asıl akılsızlar kendileridir, fakat bilmezler.

(Bakara-13)

 

Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki:
"Muhammed'in nefsini kudret eliyle tutan zata yemin ederim ki,
bu ümmetten her kim
-Yahudi olsun, Hristiyan olsun -
beni işitir, sonra da bana gönderilenlere inanmadan ölecek olursa mutlaka cehennem ehlinden olacaktır"
(Müslim, İman 240)

Evet, Allah’ı tanımayanın, dünya dolusu belâ başında vardır. Allah’ı tanıyanın dünyası nurla ve mânevî sürurla doludur; derecesine göre, iman kuvvetiyle hisseder. Bu imandan gelen mânevî sürur ve şifa ve lezzet altında, cüz’î maddî hastalıkların elemi erir, ezilir.

CEVŞEN'DEN DUA..


pow3rz crew PIC Devreler PIC Devreler ankara caddesi haber