
Her ihtiyacımızı en uygun şekilde yaratan ve bizlere ikram eden Rabb'imiz, israftan sakınmamız konusunda ikazda bulunarak bizden şükür istiyor.
"Yiyin, için, fakat israf etmeyin" (A'râf Suresi 31.)
"Şu Âyet-i Kerime, iktisada kat'î emir ve israftan nehy-i sarîh sûretinde gayet mühim bir ders-i hikmet veriyor."BSN. Lem'alar s.201)
İnsan, ehl-i dünya dediğimiz kişilerin israf girdabında boğulmalarına imanları zayıf olduğu ve imanları olmadığı için boş ver deyip geçebiliyor. Ancak müslüman kimliği taşıyanlarında aynı israfı yapmaları inançlı insanları rahatsız ediyor.
Şu örneklerde olduğu gibi. "ABD bankası AIG yöneticileri Londra'da av partisinde 86 bin dolar harcamışlar. Bazı çalışanlarını 440 bin dolarlık tatil yaptırmışlar."(Yeni Şafak 17.10.2008).
Diğer bir örnek: "Roman Abramoviç, Newyork'ta Nello Restorant da on kişilik öğle yemeğine 47 bin 221.09 sterlin (yaklaşık 52 bin dolar-75.250 TL.) hesap ödedi. (01.11.2009 Basın)
Ama insanın hafsalasının almadığı şey; bazı İslam ülkelerinin yöneticilerinin ve çocuklarının yaptığı israflar. Eğer doğru ise!
İşte çok yeni bir örnek "Libya'nın lideri Muammer Kaddafi'nin oğlu Hannibal Kaddafi Karayipler'de ki St.Bart Adası'ndaki yılbaşı davetinde beş şarkı söylemesi için ABD'li şarkıcı Beyonce'ye 2 milyon dolar ödedi. Geçen yıl Marah Carey de Kaddafi'nin diğer oğlu Saif için Nikki Beach'te konser verip bir milyon dolar almış. (08.01.2010 Hürriyet)
İslam'a muhalif olanlar da bu aymazlığı dillerine doluyorlar. "İşte Afrika'da bu kadar insan ve bebek açlıktan ölürken,Müslüman zenginlerin yaptığı şu israfa bakın (!) gibi suret-i haktan görünmeler.
Haydi, Ehl-i dünya ve gayri müslimler İslamın iktisat emrini bilmiyorlar. Ya Müslümanlara ne demeli.
Bakınız Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri bu konuda şu kıymetli cümleri serdediyor: "Hâlık-ı Rahîm nev-i beşere verdiği ni'metlerin mukabilinde şükür istiyor. İsraf ise şükre zıttır, ni'mete karşı hasâretli bir ishifaftır. İktisat ise, nimete karşı ticaretli bir ihtiramdır." (Lem'alar s.201)
Şükrün mikyası: kanaattır ve iktisattır ve rızadır ve memnuniyettir. Şükürsüzlüğün mizanı; hırstır ve israftır, hürmetsizliktir. Haram helal demeyip rast geleni yemektir." (BSN. Mektubat).
"Şükür nimeti değil, nimeti vereni görmektir." tesbiti yapıyor İmam Şibli.
“Her kim hayat-ı faniyeyi esas maksat yapsa, zahiren bir Cennet içinde olsa da manen cehennemdedir ve her kim hayat-ı bakiyeye ciddi müteveccih ise, saadet-i dâreyne mazhardır." (BSN. Sözler)
"Nasıl bu nimete vâsıl oldun? Ne ile müstahak oldun ve şükründe bulundun mu? diye suale çekileceksin. Çünkü, vukua gelen haller suale tabidir. Amma imkânda kalıp vukua gelmeyen şeyler suale tabi değildir. Öyle ise , mâzide şükrünü eda edemediğin nîmetlerin şükrünü kaza etmek lâzımdır." (BSN. Mesnevî-i Nuriye s.117)
Kaddafi'nin çocukları bu hakikatlerden haberdar olsalardı bahsedilen israfı yapmazdılar herhalde.
Bir yakınım anlatmıştı. Prof. Dr. Sefa Saygılı ABD' de bir yemek esnasında; bir Çinli bir Ürdünlü ile birlikte yemek yiyorlar. Çinli tabağında hiç yemek bırakmıyor. Adeta sünnetliyor tabağını. Bu durum Sefa Saygılı'nın dikkatini çekiyor ve Çinliye soruyor:
"Size bu alışkanlık nereden geldi diye?" Çinli'de bizim ülkemizin nüfusu çok kalbalık; her Çinli bir pirinç tanesi israf etse çöpe dökse ; 1,5 milyar pirinç yapar."diyor.
Sefa hoca da:" Biz Müslümanlarda da sünnet adeti var. Bizde Peygamberimizi dinliyoruz dökmüyoruz." diyor.
Tam o sıra da Ürdünlü, yemeğinin yarısını yemiş, artanını çöpe dökünce, Çinli Ürdünlüyü kastdederek: "Bu Müslüman değil mi?" diye soruyor.
Safa hoca da onun İslamı tam manasıyla bilmediğini anlatmaya çalışıyor. Bilse dökmezdi.Ya da yemekhanedeki "Yiyebileceğin kadar al." ikazına uygun hareket ederdi" diyor. Ama anlatamıyor.
Eskiden ninelerimiz bir pirinç tanesini bile israf etmezlerdi. Ecdadımız da: "Bir pirinç tanesine üç İhlas Suresi yazılır". diye önemini vurgulamışlardı.
Aşırı derecede bolluk ve zenginlik içindeki dünyamızda israf had safhada. Ancak benim dikkatimi çeken müslüman kimliğine sahip insanlarında kendi inançlarından habersiz israf içinde yaşamaları. Üzücü olanda bu..
Şükür, herkes için. Hem dünya nimetlerinin hemde ahiretteki nimetlerin artması için şimdiden şükür edenlerden olmalıyız.
H.Kübra AKDEMİR


