NurDergi

Buradasiniz: Ana Sayfa KUR'AN-I KERİM İyiliklere aracılık etmek, iyilikleri arttırır.

İyiliklere aracılık etmek, iyilikleri arttırır.

e-Posta Yazdır PDF

İyi ve güzel olan herşeyin yayılması, kötü ve çirkin olan ne varsa önlenmesi ve hayatın bütün alanlarından çıkarılması, İslam dinin özü olarak sayılabilir.

İyiliklere aracılık edenin bunda payı olur..
Kim bir iyiliğe aracılık ederse, ondan bir payı olur. Kim bir kötülüğe aracılık ederse, onun da bundan bir vebali olur. Allah ise herşeyi görüp gözetmektedir. (Nisâ Sûresi, 4:85)
İYİ VE GÜZEL olan herşeyin yayılması, kötü ve çirkin olan ne varsa önlenmesi ve hayatın bütün alanlarından çıkarılması, bu dinin özü olarak sayılabilir. Kur'ân'ın bütün emir ve yasakları bu ilke etrafında örülmüştür. Bu hakikati pek özlü bir şekilde dile getiren âyetlerden biri de bu âyet-i kerimedir.
Bu âyet, aynı zamanda, İslâm dininin sadece vicdanlarda kalan bir din olmadığını da ifade etmektedir. Bu din, vicdanlarda tüm derinliğiyle yaşanan, ancak bunun eserini de davranışlarda gösteren ve tıpkı güneş ışığı gibi her tarafa yayılmak istidadında olan bir güzelliktir. Bu güzellik insanın içine düştükten sonra, eğer güzel bir şekilde bakılır ve beslenirse, yeşerir, filizlenir, gelişip serpilir, güzel huylar ve güzel davranışlar şeklinde sürekli çiçekler açan, meyveler veren bir ağaç halini alır.
İşte, o ağacı besleyecek güçlü bir formülü de bu âyet sunuyor. Ve bize bir hedef gösteriyor:
“İyiliğe aracı olun ki Allah katındaki iyiliğiniz artsın” diyor.
Yani, sadece kendi iyiliklerinizle yetinmeyin. Başkalarının iyiliklerine de vesile olun.
Elinden tutulacak, bir haceti görülecek birisi varsa, ona yardımcı olun.
Buna gücünüz yetmiyorsa, gücü yeten birini bulun, ona aracı olun.
Bir kardeşinizi Allah'ın rızasına yaklaştıracak bir davranışa eğer vesile olabiliyorsanız olun. Ona elinizden gelen yardımı yapın. Yapamıyorsanız, yapabilecek olana aracı olun. Eğer buna da gücünüz yetmiyorsa, birbirinize dualarınızla aracı olun, şefaatçi olun.
Böylelikle, sürekli olarak hayır işleyen, hayır işleten, hayra vesile olan, iyiliğe ve güzelliğe aracılık eden bir insan olun.
Kısacası, gönlünüzdeki imanın eserini bütün hal ve hareketlerinde gösteren birer Müslüman olun.
Bunun sonucunda, Rabbinizin herşeyi kuşatan rahmetinden hepinize yetecek bir nasip vardır.
O, iyiliği bizzat işleyene ecir verdiği gibi, aracılık edeni de sonsuz kereminin eseri olarak ödüllendirir; yine de Onun rahmet hazinelerinden hiçbir şey eksilmez.
Bazan öyle olur ki, bir küçük adımla büyük iyilikler işlenir, pek büyük hayırlara aracılık edilir. Zamanımızın iletişim araçları, gerek hızıyla, gerekse ulaşma alanının genişliği itibarıyla, bu konuda insanın önüne son derece büyük hayır kapıları açmaktadır. Tümüyle hayır işlemeye odaklanmış bir bakış açısı, bu araçlardan da en yüksek düzeyde yararlanacak vesileleri bulabilir.
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın rahmet hazinelerinde ise, bütün bu iyiliklerin ve bütün bu aracılıkların karşılığı vardır.
Ancak, âyetin ikinci cümlesini de dikkatten uzak tutmamak gerekir:
“Kim bir kötülüğe aracılık ederse, onun da bundan bir vebali olur.”
İlâhî rahmetin bütün iyiliklere ve aracılıklarına bir ödülü olduğu gibi, İlâhî adaletin de büyük kötülük ve aracılıklarına lâyık cezası vardır. Nasıl bir iyilik milyonlarca iyiliğe dönüştüğü zaman onun karşılığını eksiksiz alıyorsa, bir kötülük de milyonlarca kötülüğe dönüştüğü zaman karşılığını eksiksiz alır.
Ayetin son cümlesi, işte bu hakikati dile getiriyor:
“Allah herşeyi görüp gözetmektedir.”
Bu cümle, imana hayat veren ve onu harekete geçiren formülü veciz bir şekilde dile getiriyor ki, ibret alacak olanlar için bundan daha fazlasına zaten ihtiyaç yoktur.Evet, Allah'ın herşeyi görüp gözetmesi, inanan insan için kâfidir. Eğer insanın, ilmi herşeyi kuşatan bir Rabbi varsa, sürekli olarak iyilik peşinde koşmak ve kötülükten uzak durmak için bu kadarı ona yetmez mi?
Ümit ŞİMŞEK

 

 
FacebookTwitterGoogle bookmarkDel.icio.usDiggIWIWSatartlapLinkter.huvipstart.huUrlGuru.huBlogter.hu

AYET MEALİ

Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm. O halde, doğru yolu bulmaları için benim davetime uysunlar, bana iman etsinler.

(Bakara-186.)

HADİS-İ ŞERİF

Haberiniz olsun, rahat koltuğunda otururken kendisine benim bir hadisim ulaştığı zaman kişinin: "Bizimle sizin aranızda Allah'ın kitabı vardır. Onda nelere helal denmişse onları helal biliriz. Nelere de haram denmişse onları haram addederiz" diyeceği zaman yakındır. Bilin ki, Resulullah (ASM)'ın haram kıldıkları da tıpkı Allah'ın haram ettikleri gibidir"

(Ebu Davud)

RİSALE-İ NUR

Benim boynumda veya koynumda bir akrep bulunduğunu biri söylese veya gösterse; ondan darılmak değil, belki memnun olmak lazım gelir.
(Mektubat)

GÜZEL SÖZLER

“Senin bana Rab oluşun iftiharım olarak yeter, benim  Sana kul oluşum şeref olarak da bana yeter. 
Sen tam benim sevdiğim bir Allah’sın, Sen de beni sevdiğin gibi bir kul eyle.”

(Hz.Ali ra.)

MELEKLERE İMAN