You are here: Ana Sayfa NUR DÜNYASI Bediüzzaman'ın Emirdağ yılları sergisi açıldı

Bediüzzaman'ın Emirdağ yılları sergisi açıldı

e-Posta Yazdır PDF

Bediüzzaman Said Nursi'nin hayatından kesitleri günümüze taşıyan 'Emirdağ Yılları' sergisi Fatih Ali Emir-i Kültür Merkezi'nde açıldı.

Bediüzzaman Said Nursi'nin hayatından kesitleri günümüze taşıyan 'Emirdağ Yılları' sergisi Fatih Ali Emir-i Kültür Merkezi'nde açıldı. Emirdağ yıllarına ait birçok eserin gösterildiği sergiye Bediüzzaman'ın sevenleri yoğun ilgi gösterdi.
Barla Platformu tarafından hazırlanan 'Emirdağ Yılları' adlı serginin açılış törenine; Araştırmacı-Yazar Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, Bediüzzaman'ın yakın talebeleri Abdullah Yeğin, Said Özdemir, Abdülkadir Badıllı, Mehmet Fırıncı, Şükran Çalışkan, Münire Özdemir ve Şükran Demirel ve çok sayıda vatandaş katıldı. Sergi açılışından önce kültür merkezinin salonunda Kur'an-ı Kerim okundu ve sinevizyon gösterisi izletildi. Açılış törenine katılan Bediüzzaman'ın talebeleri, o dönemle ilgili bazı hatıralarını anlattı.
Bediüzzaman'ın talebelerinden Said Özdemir o dönemde yaşadığı bir hadiseyi şöyle anlattı: "O zamanlar eserler eskimez yazıyla basılıyordu. Bunları yeni gençlik okuyamıyordu. Bu eserleri yeni yazıyla bastırmak mecburiyetindeydik. Sözleri bana getirdiler ben de Ankara'da bastırdım bu eserleri. Kendisi de mübarek kesesinden bin 200 Lira çıkardı ve bana verdi. Basıp ciltlettikten sonra kendisine getirdiğim zaman o anda hakikaten insan duygulanıyor, kalktı bağrına bastı, ve dedi ki; 'şimdi ahirete gitsem sevinerek giderim; çünkü binlerce, milyonlarca gençler okuyarak imanlarını kurtaracaklar.' " Özdemir konuşmasının ardından kısa bir dua yaptı.
Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir de, "Üstad yalın kılıç bir zeka, asla sarsılmayan bir iman, ne geceden ne gündüzden korkmayan, hakikat sevdalısı, yakıtı kendinden biriydi. Bütün kasırgalara ve depremlere rağmen asla ara vermeyen daima yürüyen, yorulmayan, eğilmeyen büyük bir beyin ve gönül kahramanıydı. Okyanus gibi geniş, zemzem gibi billur bir yürek, sahabe gibi dik duran, sadece secdeye eğilen bir baş, suların bulanık aktığı zamanlarda susamış ruhlara akan inancın ve yeniden dirilişin pınarıdır." ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından serginin açılış kurdelesi kesildi. Sergideki eserleri dikkatlice inceleyen vatandaşlar, Bediüzzaman'ın el yazması eserlerinden ve kişisel eşyalarından oldukça etkilendi. Bediüzzaman'a hayranlık duyduklarını belirten vatandaşlar, eserleri çok beğendiklerini ifade etti.
Emirdağ Hatıraları sergisinde Bediüzzaman'ın hırkalarından, kendi el yazması Risale-i Nurlara kadar birçok eser sergileniyor. Emirdağ yılları Bediüzzaman'ın Denizli Hapishanesi'nden sonraki Emirdağ sürgünü ile başlıyor. Bu dönem Afyon hapis hayatını da içine alan Bediüzzaman'ın vefatına kadar uzuyor. Afyon hapsinden kalma belgeler arasında, Bediüzzaman'ın el yazısı ile kaleme aldığı On Beşinci Şua'nın orijinali de bulunuyor. Bu eser şehir kanalizasyonlarının buz tuttuğu bir kış mevsiminde Bediüzzaman'ın sobasız bir odada hasta ve yaşlı haliyle tek başına tecrit edilmiş bulunduğu bir sırada telif edilmişti.
Yine Afyon hapsi sırasında tutuklu Risale-i Nur talebelerinin koğuştan koğuşa kibrit kutuları içinde birbirine gönderdikleri pusulaların orijinalleri de sergileniyor. Emirdağ Yılları sergisinde o dönemden kalma eserler ve belgelerin yanı sıra Bediüzzüman ile o günleri yaşamış önemli isimlerin hayat hikayeleri ve hatıraları da yer alıyor. Sergide o döneme ait gazetelerin reprodüksiyonları da yer alıyor. Bunlar Risale-i Nur hareketinin basın tarafından nasıl izlendiği konusunda ilginç örnekler içeriyor. Sergi süresinde Bediüzzaman'ın yakın talebeleri ile sohbetler yapılarak o günlere dair hayatlarını ziyaretçilerle paylaşacak.
13 Haziran'a kadar halka açık olacak sergi her gün 10.00 ile 20.00 arası açık kalacak.

 

 
  • AYET MEALİ

  • HADİS

  • RİSALE-İ NUR

Ey iman edenler!

Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı.

O sayılı günler,  Kur’an’ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır.

Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa onu oruçla geçirsin.

(Bakara:183-185)

 

 

 

Peygamberimiz şöyle buyuruyor:

"Oruçlu için iki sevinç vardır. Biri iftar vaktindeki sevinci, diğeri Ahirette Rabbine kavuştuğu andaki sevincidir."

"Cennette "Reyyan" denilen bir kapı vardır. Bu kapıdan kıyamet gününde Cennete yalnız oruçlular girerler; o kapıdan onlardan başka hiç bir kimse giremez."

 

İşte, Ramazan-ı Şerifteki oruç, hakikî ve hâlis, azametli ve umumî bir şükrün anahtarıdır. Çünkü, insanların çoğu, hakikî açlık hissetmedikleri zaman, çok nimetlerin kıymetini derk edemiyor. Kuru bir parça ekmek, tok olan adamlara, hususan zengin olsa, ondaki derece-i nimet anlaşılmıyor. Halbuki, iftar vaktinde, o kuru ekmek, bir mü'minin nazarında çok kıymettar bir nimet-i İlâhiye olduğuna kuvve-i zâikası şehadet eder. Padişahtan tâ en fukaraya kadar herkes, bir şükr-ü mânevîye mazhar olur. (Mektubat)

CEVŞEN'DEN DUA..


pow3rz crew PIC Devreler PIC Devreler ankara caddesi haber