NurDergi

Buradasiniz: Ana Sayfa TARİH İhtiyarlarla ilgili yeni bir kanun..

İhtiyarlarla ilgili yeni bir kanun..

e-Posta Yazdır PDF

Çok eski zamanlardan birinde kötü bir adet varmış. Yaşlılar artık iyice ihtiyarlayıp iş yapamaz hale geldiklerinde ormana götürülür, orada yırtıcı hayvanlara bırakılırmış.

Böylece zaten az olan yiyeceklerin, çalışan gençlere yetmesi sağlanmaya çalışılırmış.
İhtiyarları belli bir yaştan sonra evde tutmak yasak olduğundan kimse yaşlı anne babasını   evde gizleyemez, komşusu görüp ihbar edecek diye korkarmış.
İşte bir gün yaşlılardan birini, oğlu ormana götürüp bırakmak istemiş. Kış mevsimiymiş. İhtiyar, oğul ve küçük torun beraberce ormana gitmişler. İhtiyarı bırakmış dönüyorlarmış ki, küçük torun oyuncak kızağını dedesinin yanında unuttuğunu fark etmiş. Babasına dönüp almalarını söylemiş.
Babası umursamayınca da  küçük torun babasına: “ Kızağımı almalıyım, yoksa yaşlandığında seni neyle ormana götürüp bırakacağım” demiş.
Oğlu o an ihtiyar babasının kaderi, yaşlandığında kendi kaderi de aynı olacağını anlamış. Dönüp babasının ellerini çözmüş. Alıp eve geri getirmiş. Samanlıkta saklayıp her gün ona gizlice yemek vermeye başlamış.
Bir süre sonra köyde hayvanlar arasında bir hastalık yayılmaya başlamış. Hayvanlar birbiri arkasından ölüyorlarmış.
İhtiyar oğluna şöyle demiş:” Hastaları iyilerden ayır. Onlara şu şu otlardan ilaç hazırla. Sağlıklı olan hayvanlara da şöyle şöyle yap.” Oğlan ihtiyar babasının dediklerini yapmış. Gerçekten de onun hayvanları arasında ölüm azalmış. Çoğu kurtulmuş.
Bayram geldiğinde her yıl olduğu gibi, o yıl da köy halkı kurbanlar kesmeye başlamış.
İhtiyar oğluna şu öğüdü vermiş: “ köyde hayvan çok azaldı. senin de fazla hayvanın yok. Bu sene kurban kesme.” Gerçekten de bir-iki ay içinde bütün köy tarlalarda çalıştırılacak hayvan sıkıntısı çekmeye başlamış. Ama ihtiyarın öğüdünü dinleyen gencin hayvanı varmış.
İlkbahara doğru köyde artık ekmek yapacak tahıl bile kalmamış. Ama asıl sorun; tohumluk olarak kullanılabilecek kadar bile tahıl olmaması imiş. Tarlaya ne serpeceklerini, gelecek senenin mahsülünü nasıl hazırlayacaklarını bilmiyorlarmış.
İhtiyar bu konuda da oğluna öğüt vermiş:
“ Yavrum, ahırın çatısı samanla doldurulmuştur. Onları çıkar, yeniden döv. Oradan tohumluk buğday çıkarabilirsin.” Oğlan ihtiyar babasının dediği gibi yapmış. Köyde tohumluğu olan tek aile onlar olmuş.
Bütün köy halkı bu gencin bir büyücü olduğunu düşünmeye başlamış.
Öyle ya, her kesin işi kötü giderken, bu evde garip bir şekilde kötülüklere bir çare bulunuyormuş.
Evi gözetlemeye başlamışlar.
Sonunda gerçek anlaşılmış. İhtiyar babanın hâla yaşadığı ortaya çıkmış.
Köylüler genci krala  şikayet etmişler. Kral önce yasalarını hiçe sayan gence kızmış. Ama olup bitenleri dinledikten sonra iyi ve yerinde bir öğüdün çok şeyi değiştirebileceğini kabul edip, ihtiyarlarla ilgili yeni bir kanun çıkarmış.
"Bundan böyle çocuklar, anne ve babalarına yaşlılıklarında bakacaklar. Onların gönlünü hoş tutacaklar. Çünkü onların hayat deneyimlerinden her zaman için öğrenebilecekleri şeyler var.”  (Eski bir Letonya Masalı)                                
Recai ALBAY


 

 
FacebookTwitterGoogle bookmarkDel.icio.usDiggIWIWSatartlapLinkter.huvipstart.huUrlGuru.huBlogter.hu

AYET MEALİ

Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm. O halde, doğru yolu bulmaları için benim davetime uysunlar, bana iman etsinler.

(Bakara-186.)

HADİS-İ ŞERİF

Haberiniz olsun, rahat koltuğunda otururken kendisine benim bir hadisim ulaştığı zaman kişinin: "Bizimle sizin aranızda Allah'ın kitabı vardır. Onda nelere helal denmişse onları helal biliriz. Nelere de haram denmişse onları haram addederiz" diyeceği zaman yakındır. Bilin ki, Resulullah (ASM)'ın haram kıldıkları da tıpkı Allah'ın haram ettikleri gibidir"

(Ebu Davud)

RİSALE-İ NUR

Benim boynumda veya koynumda bir akrep bulunduğunu biri söylese veya gösterse; ondan darılmak değil, belki memnun olmak lazım gelir.
(Mektubat)

GÜZEL SÖZLER

“Senin bana Rab oluşun iftiharım olarak yeter, benim  Sana kul oluşum şeref olarak da bana yeter. 
Sen tam benim sevdiğim bir Allah’sın, Sen de beni sevdiğin gibi bir kul eyle.”

(Hz.Ali ra.)

Mübarek Mevlid Gecenizi
Tebrik Eder,
Tüm İslam Alemine
Hayırlar Getirmesini
Cenab-ı Hak'tan Niyaz Ederiz.
NurDergi

MELEKLERE İMAN