NurDergi

Buradasiniz: Ana Sayfa TARİH Başbakan Adnan Menderesi nasıl bilirsiniz?

Başbakan Adnan Menderesi nasıl bilirsiniz?

e-Posta Yazdır PDF

Merhum Başbakanlarımızdan Adnan Menderes hakkında bir kısım aydınlarımızın talihsiz beyanatlarına karşı harika bir cevap teşkil edecek bir hatırayı nakletmek istiyorum.

Genç nesillerinde geçmişimizi doğru öğrenmelerine katkıda bulunacağını umuyorum. Geçmişimizin doğru öğrenilmesi, geleceğimizin doğru şekillenmesine sebep olur.
1952'de Menderes'in isteği ile bir kanun çıkarılıp 600 yıl devleti idare etmiş olan Osmanlı Hanedanı'na mensup hanımların sürgün hayatı sona erer. Sultan Abdülhamid Han'ın zevcesi Müşfika Hatun Sultan ile kızı Ayşe Sultan Osmanoğlu, Boğaz'da kiraladıkları bir daireye yerleşirler.
Günlerden bir gün zilleri çalınır ve içeriye meçhul bir misafir girer.
Ayşe Sultan içeri alır. Müşfika Sultan ise kuşluk namazını kılmış, seccadedir. Ayşe Sultan misafire şaşırarak sorar:
-Siz başvekil Adnan Menderes değil misiniz?
-Evet, bendenizim efendim!
-Özür dilerim, teşrif edeceğinizi keşke önceden haber verseydiniz?
-Zararı yok efendim. Valide hanımın eline öpmeye, hayır duasını almaya ve bir ihtiyacı olup olmadığını öğrenmeye geldim.
Ayşe Sultan, annesine döner ve Menderes elini öpünce misafiri takdim eder:
- Anneciğim, bu bey Türkiye Sadrazamı. Hayır duanızı almak ve bir ihtiyacımızın olup olmadığını sormaya gelmiş.
-Pek mütehassis oldum. Dualarımız sizinle. Bir mühendis beyefendi hem evini verdi, hem de her ay 10 lira harçlık veriyor
Bu kısa ziyaretten sonra Başbakan Adnan Menderes, özel telefonunu bırakıp ayrılır...
Yıl 1959, Menderes ve heyetini Kıbrıs Antlaşması için İngiltereye götüren uçak, Londra yakınlarında düşer. Birkaç bakan vefat eder. Menderes kurtulur. Büyük bir karşılamayla yurda döndüğü akşam bir ara hanımı sorar:
-Beyefendi, acaba uçak düşerken, yani ölüme giderken ne düşündünüz?
- Çok iyi hatırlıyorum. Uçak düşerken şunu düşündüm: "Ben ölürsem, acaba Berrin Hanım, Abdülhamid Han yadigarlarının ev kirası ve harçlıklarını mühendise ödemeye devam eder mi ?"
27 Mayıs İhtilali'nden sonra, haksız bir şekilde yönetimi elegeçirenler tarafından kurulan bir mahkeme ile Başbakan Adnan Menderes, uydurma bahanelerle 17 Eylül 1961'de idam edilir.
Bir kaç gün sonra Sultan Hanımların ev sahibi olan mühendis, Menderes'in hanımından para istemek için kapıya gelir. Fakat zor duruma düşen Menderes ailesi, parayı ödeyemez. Borçda bulamaz. İşte o zaman kıymetli nişan yüzüğünü oğlu Mutlu ile sattırır ve sultan hanımların kirası ödenir.
Çileli eş Berrin Hanım'ın, bundan 2 yıl kadar sonra kapı zili çalar. Gelen tanımadıkları biridir, kendini tanıtır:
- Efendim, ben Adapazarı'nda kuyumcuyum. Dün biri bana bir yüzük getirdi. Baktım içinde Adnan Menderes yazılı, hemen yüzüğü aldım ve sizden çalınmış olabileceğini düşünerek getirdim, buyurun efendim...
Berrin Hanım yüzüğün çalınmadığını söyler ve teşekkür ederek kabul etmek istemez. Fakat kuyumcunun ısrarı karşısında kabul eder...
Bu yaşanmış gerçek hatıra karşısında Merhum Başbakan Adnan Menderes ve ailesinin nasıl bir karaktere sahip oldukları anlaşılıyor.
Evet bu toprakların namuslu insanları böyle güzelliklere geçmişte imza atmıştı.
Ama karşılarında bu güzelliklerden rahatsız olanlar devamlı bulundular. Günümüzde de vatanını, milletini düşünen faydalı hizmetlerde bulunan güzide insanlarımız olmakla birlikte, bu güzelliklerden rahatsız olanlarda bulunmaktadır. Bu böyle devam edip gidecektir.
Bizde geçmişten örnek alarak, muhataplarımızı tanıyıp imanlı ve iyi ahlaklı insanların safında yerimizi alacağız.
Erdoğan AKDEMİR

 

 

 
FacebookTwitterGoogle bookmarkDel.icio.usDiggIWIWSatartlapLinkter.huvipstart.huUrlGuru.huBlogter.hu

AYET MEALİ

Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm. O halde, doğru yolu bulmaları için benim davetime uysunlar, bana iman etsinler.

(Bakara-186.)

HADİS-İ ŞERİF

Haberiniz olsun, rahat koltuğunda otururken kendisine benim bir hadisim ulaştığı zaman kişinin: "Bizimle sizin aranızda Allah'ın kitabı vardır. Onda nelere helal denmişse onları helal biliriz. Nelere de haram denmişse onları haram addederiz" diyeceği zaman yakındır. Bilin ki, Resulullah (ASM)'ın haram kıldıkları da tıpkı Allah'ın haram ettikleri gibidir"

(Ebu Davud)

RİSALE-İ NUR

Benim boynumda veya koynumda bir akrep bulunduğunu biri söylese veya gösterse; ondan darılmak değil, belki memnun olmak lazım gelir.
(Mektubat)

GÜZEL SÖZLER

“Senin bana Rab oluşun iftiharım olarak yeter, benim  Sana kul oluşum şeref olarak da bana yeter. 
Sen tam benim sevdiğim bir Allah’sın, Sen de beni sevdiğin gibi bir kul eyle.”

(Hz.Ali ra.)

Mübarek Mevlid Gecenizi
Tebrik Eder,
Tüm İslam Alemine
Hayırlar Getirmesini
Cenab-ı Hak'tan Niyaz Ederiz.
NurDergi

MELEKLERE İMAN