NurDergi

You are here: Ana Sayfa KUR'AN-I KERİM Zorluklardan çıkışın anahtarı; Sabır

Zorluklardan çıkışın anahtarı; Sabır

e-Posta Yazdır PDF

Güzel ahlakta, güzel tavırda ve her meselede hep sabırlı olmalı. Sabrı tahammülle karıştırmamalı. Tahammül gibi acı çekerek, rahatsız olarak sabredilmez. Sabır ibadet heyecanıyla yapılır.

Allah’tan fazl ve ihsanını isteyiniz. Şüphesiz Allah, kendisinden birşey istenmesini sever. İbadetlerin en üstünü, sıkıntı halinde kurtuluşu sabırla beklemektir. [Hz. Muhammed (sav) Câmiü's-Sağîr, No: 2350]
Sabır, ana imtihan konularından biri. Evde, okulda, iş yerlerinde, sokaklarda yaşanan çirkin durumlar ortada. İnsanlar sabretmediklerinde çok tehlikeli ve gergin ortamlar oluşur. Oysa sabırlı insan hiçbir sorun çıkarmaz.
Sabreden insandan nasıl bir zarar gelebilir?
Her iyilik sabırla kazanılır çünkü.
Sabırsız insan ise oldukça tehlikelidir. Ne sevgide, ne de dostlukta sabredemez; her an her şeyi kesip atabilir. Oysa sabır kesintisiz sürdürülmeli. Allah, cennetin sabredenlerin yurdu olduğunu müjdeler Kur'an'da. Sabır çok hayati bir konu. İnsan, Rabb'ini anar, Rabb'i için sabreder, O'na tevekkül eder; böylece kalbi tatmin bulur.
Allah, “bugün Ben, gerçekten onların sabretmelerinin karşılığını verdim” buyurur, sabrın ne kadar önemli ve karşılığının ne kadar büyük olduğunu haber verir.
Bediüzzaman, ‘Şüphesiz Allah sabredenlerle beraberdir’ ayetindeki hikmet ve gaye nedir?” sorusunu şöyle cevaplar:
“Cenab-ı Hak, Hakîm ismi muktezası (gereği) olarak, vücud-u eşyada bir merdivenin basamakları gibi bir tertib vaz'etmiş. Sabırsız adam teenni (akılcı, ihtiyat) ile hareket etmediği için, basamakları ya atlar düşer veya noksan bırakır; maksud (amaçlanan, istenen) damına çıkamaz. Onun için hırs mahrumiyete sebeptir. Sabır ise müşkilâtın (zorlukların) anahtarıdır ki, hırslı olan kimsenin ümidi boşa çıkar ve hüsrana uğrar. Sabır, ferahlık ve genişliğin anahtarıdır.”
Ve devam eder; “şikayet O’na olmalı” der. “Herhangi bir şeyden şikayet, Allah’a şikayet, O’ndan olmamalı. Hazret-i Yakup Aleyhisselâm’ın; ‘ben derdimi de üzüntümü de ancak Allah’a şikayet ederim’ demesi gibi olmalı. Yani, musibeti Allah’a şikayet etmeli; yoksa Allah’ı insanlara şekvâ eder gibi ‘eyvah! of!’ deyip, ‘ben ne ettim ki bu başıma geldi?’ diyerek âciz insanların rikkatini (acımasını) tahrik etmek zarardır, mânâsızdır.”
İnanan insanın en temel özelliklerinden birisi sabırdır.
Güzel ahlakta, güzel tavırda hep sabırlı olmalı. Sabrı tahammülle karıştırmamalı.  Tahammül gibi acı çekerek, rahatsız olarak sabredilmez.  Sabır ibadet heyecanıyla yapılır. Sevgide, saygıda, hürmette, temizlikte, cömertlikte, affedicilikte, iyilikte, koruyucu olmada, tebliğ yapmada kararlı olmak sabırla başarılır. Ömrün sonuna kadar devam eden bir ibadettir sabır. Her ibadet Kur'an'ın, "O'na ibadette kararlı ol" hükmü gereği kararlılıkla sürdürüldüğünde değerlidir. Belli bir noktaya kadarsa geçerli olmaz.
Samimi mümin, Rabb'inin nimetini durmaksızın anlatır. Yıllarca da anlatsa, ömrü boyunca tebliğ yapsa şevk ve heyecanından hiç bir şey yitirmez. Aksine daha da artan bir şevkle sürdürür. Karşısındaki kişiden kötü bir karşılık da alsa iyilikle davranır, sabırda devam eder.
Zorluklar sabırla aşılır. Sonsuz kurtuluş ve mutluluk yurdunun anahtarı sabırdır:
"Sabrettiğinize karşılık selam size. (Dünya) Yurdun(un) sonu ne güzel." (Ra'd Suresi, 24)
Fuat TÜRKER

 

 

 

 

 
FacebookTwitterGoogle bookmarkDel.icio.usDiggIWIWSatartlapLinkter.huvipstart.huUrlGuru.huBlogter.hu

AYET MEALİ

Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: “Allah’ın yolu asıl doğru yoldur.” Sana gelen ilimden sonra, eğer onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, bilmiş ol ki, Allah’tan sana ne bir dost, ne bir yardımcı vardır.
(Bakara-120)

HADİS-İ ŞERİF

Resûlullah (s.a.v) buyurdular ki: "Nefsim kudret elinde olan Zât'a yemin ederim ki, eğer siz hiç günah işlemeseniz, Allah sizi toptan helak eder; günah işleyen, arkadan da istiğfar eden bir kavim yaratır ve onları mağfiret ederdi."
(Müslim-Tevbe )

RİSALE-İ NUR

Risâle-i Nur'un hocası Risâle-i Nur'dur. Risâle-i Nur, başkalarından ders almaya ihtiyaç bırakmıyor. Herkes istidâdı nisbetinde kendi kendine istifâde eder. Aklınız herbir meseleyi tam anlamasa da, ruh, kalb ve vicdânınız hissesini alır. Ne kadar istifâde etseniz, büyük bir kazançtır." (Konferans)

GÜZEL SÖZLER

Bil ki, kalble gıybet etmek, dille etmek gibi haramdır. Bir kimsenin noksanını, kusurunu başkasına söylemek doğru olmadığı gibi, kendi kendine söylemek de caiz değildir....

(İmam-ı Gazali Ks.)