NurDergi

You are here: Ana Sayfa KUR'AN-I KERİM Kur'an-ı Kerim'in Manası..

Kur'an-ı Kerim'in Manası..

e-Posta Yazdır PDF

Kur'an kelimesi, en tercih edilen görüşe göre, “karae” fiilinden mastar olup okumak demektir. Kıyame sûresinin on yedinci ve on sekizinci âyetlerinde

bu mana söz konusudur. Kur'an kelimesi, okunan, tilâvet edilen anlamına da gelir. İslâm'ın zuhuru ile bu kelime Allah'ın kitabının özel adı haline gelmiştir.
Allah (celle celâluhû), insanlığa gönderdiği bu son kitabını, değişik isimlerle de adlandırmıştır. Kur'an”dan sonra bunların en meşhuru, el-Kitab kelimesidir. Diğer meşhur olan isimleri arasında el-Furkan (gerçeği, yanlış ve bâtıldan ayırt eden) ve et-Tenzil (kısım kısım indirilen vahiy) gibi isimlerini zikredebiliriz. Bunların dışında ez-Zikr, en-Nûr, eş-Şifa gibi Kur'an'dan alınan ve sayıları bazı âlimlerce elli beşe hatta doksana çıkarılan isimleri de vardır ki, bunların çoğunluğu isim olmayıp, onun özelliklerini belirten vasıflarıdır.
Kur'an-ı Kerim'in farklı açılardan tarifleri yapılmıştır. Bunlardan birkaçını burada ifade edebiliriz:
Kur'an Hz. Muhammed (sallallâhu aleyhi ve sellem)'e vahiy yoluyla indirilmiş, mushaflarda yazılmış, tevatürle nakledilmiş, tilâvetiyle ibadet edilen ilâhî kelâmdır.
Kur'an, milâdî 610-632 tarihleri arasındaki yirmi üç yıllık risalet devresinde Hz. Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) çeşitli vesilelerle Allah tarafından gönderilmiş vahiylerin bütünüdür.
Kur'an, beşerin ruh ve cismaniyetini birlikte nazar-ı itibara alarak, yüksekler yükseğinden nüzûl ile insanlık ufkunda doğmuş en mükemmel mesajlar ve ilâhî kanunlar bütünüdür.
Kur'an, bütün mevcudatın Sahib'i unvanıyla Allah'ın ezelî kelâmı ve fermanıdır.
Kur'an, bütün âlemlerin Rabbi olması itibarıyla Allah'ın kullarına tenezzül buyurduğu eşsiz bir iltifat ve ihsanıdır.
Kur'an, ebedî ve değişmeyen ilâhî prensipleriyle, topyekûn beşer mutluluğunun ve o mutluluğa ulaştıran en kestirme, en aydınlık yolun göstericisi olarak, eşi, benzeri olmayan ilâhî bir hitaptır.
Kur'an, varlığın tercümesi; hâdiselerin tercümanı; makro ve mikro âlemlerin müfessiri; bu dünyada âlem-i gaybın lisanı; insanoğluna ilâhî iltifatların senedi; İslâmiyet'in özü, esası, nur ve ziyası; uhrevî âlemlerin haritası ve ona inananların vesile-i saadeti olduğu gibi aynı zamanda açık-kapalı, doğrudan doğruya ve dolaylı olarak bir dua mecmuasıdır.
Ali İhsan Er

 
FacebookTwitterGoogle bookmarkDel.icio.usDiggIWIWSatartlapLinkter.huvipstart.huUrlGuru.huBlogter.hu

AYET MEALİ

Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: “Allah’ın yolu asıl doğru yoldur.” Sana gelen ilimden sonra, eğer onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, bilmiş ol ki, Allah’tan sana ne bir dost, ne bir yardımcı vardır.
(Bakara-120)

HADİS-İ ŞERİF

Resûlullah (s.a.v) buyurdular ki: "Nefsim kudret elinde olan Zât'a yemin ederim ki, eğer siz hiç günah işlemeseniz, Allah sizi toptan helak eder; günah işleyen, arkadan da istiğfar eden bir kavim yaratır ve onları mağfiret ederdi."
(Müslim-Tevbe )

RİSALE-İ NUR

Risâle-i Nur'un hocası Risâle-i Nur'dur. Risâle-i Nur, başkalarından ders almaya ihtiyaç bırakmıyor. Herkes istidâdı nisbetinde kendi kendine istifâde eder. Aklınız herbir meseleyi tam anlamasa da, ruh, kalb ve vicdânınız hissesini alır. Ne kadar istifâde etseniz, büyük bir kazançtır." (Konferans)

GÜZEL SÖZLER

Bil ki, kalble gıybet etmek, dille etmek gibi haramdır. Bir kimsenin noksanını, kusurunu başkasına söylemek doğru olmadığı gibi, kendi kendine söylemek de caiz değildir....

(İmam-ı Gazali Ks.)