
Kumar, insanları madden ve manen çökerten kötü bir alışkanlıktır. Sürekli kaybettiren bir felakettir. Siz hiç kumardan kazandığı paralarla fabrika kuran bir işadamı duydunuz mu?
Adı ister piyango olsun ister başka bir şey, ter türlü kumar topluma zarar vermektedir. Devlet eliyle oynatılan kumarda aynıdır. Kumarın küçüğü büyüğü olmaz. Çünkü bir alışkanlık halini alır ve terk edemezsiniz. Hem dininizi hemde dünyanızı tahrip edersiniz.Yapılan araştırmalara göre, piyangodan en büyük ikramiyeyi alan kişilerin umumiyetle ruh sağlıkları bozulmuş, hastanelere düşmüş!
Kimisinin tedavisi devam etti, kimisi tımarhaneye düştü…
Piyango kumardır ve gafil insan için büyük bir mantıksızlık, akılsızlık hâlidir aynı zamanda.
Bediüzzaman, bu ‘akıl dışılığı’ şöyle ifade eder:
“Bin adamın iştirak ettiği bir piyango kumarına yarı malını vermek, akıl kabul ederse—halbuki, kazanç ihtimâli binde birdir—sonra yirmi dörtten bir malını yüzde doksan dokuz ihtimâl ile kazancı musaddak bir hazîne-i ebediyeye vermemek, ne kadar hilâf-ı akıl ve hikmet hareket ettiğini, ne kadar akıldan uzak düştüğünü kendini âkıl zanneden adam anlamaz mı?”
Gazete manşetlerinden, televizyon ekranlarından, radyo programlarından inmeyen “kirlilik” ve dehşet saçan inançsızlık, yalan-dolan, hile, rüşvet, yolsuzluk, hırsızlık, dolandırıcılık, israf, fâiz, tefecilik, kumar, AIDS, uyuşturucu, alkol, fuhuş, boşanma, cinâyet vs. gibi fenalıkların sebeplerinden birisi de, piyango kumarıdır.
Aldatmaya yönelik bir davranıştır kumar.
Zararı, yalnızca zaman öğüten bir çark, başkasını aldatarak parasını almak veya para kaybetmekle sınırlı değil. En tehlikeli tarafı, bağımlılık yapmasıdır. Bu sûretle nice servet, mal, mülk, âile şerefi, nâmus, hatta hayat elden gidiyor! Zira, iş cinâyetlere kadar varabiliyor.
Kumar, insanı tenbelliğe iter. İnsanlar arasındaki güven ve dayanışmayı sarsar. Emeğin, hile veya şans yoluyla el değiştirmesine sebep olur.
Siz hiç kumardan kazandığıyla fabrika kuran, alışveriş merkezi açan, çiftlik işleten bir işadamı veya zengin bir kimse görüp duydunuz mu? Hayır..
Ama, kumar yüzünden iflas edenleri, ailesi dağılanları ve kötü yollara düşenleri medyadan öğrendiniz.
Bundan ötürüdür ki, bir âyet-i kerîmede, kumar açıkça zikredilerek, ondan uzak durulması emredilir:
“Ey imân edenler! İçki, kumar, putlar ve kısmet çekilen zarlar hep şeytanın işinden birer pisliktir; ondan kaçının ki kurtuluşa eresiniz.” (Mâide Sûresi, 90.)
Bir diğer âyet de şöyle:
“Ey îmân edenler! Birbirinizin malını haram şekilde yemeyin; ancak karşılıklı rıza ile yaptığınız ticâret başkadır. Birbirinizi ve kendinizi öldürmeyin; canlarınızı da boşu boşuna tehlikeye atmayın. Muhakkak ki Allah size çok merhamet edicidir.” (Nisâ Sûresi, 29.)
Kumar, hayatı anlamsız yapar ve çekilmez hâle getirir.
İslâm medeniyeti, insanı, maddeten ve mânen bir bütün olarak ele alır. Duygu ve kâbiliyetlerini en ince teferruatına kadar tahlil eder. Neyin nereden kaynaklandığını iyi tespit edip, tedbir yollarını gösterir.
Böylece nefsi terbiye olmuş, duyguları tatmin olmuş bir insan, piyango ve kumara değil, çalışmaya, meşrû dairede kazanmaya, helâl rairesinde yaşamaya çalışır.
Zirâ bilir ki, helâl dairesi keyfe kâfîdir, gayr-i meşrû daireye, harama girmeye lüzum ve ihtiyaç yoktur.
Ali FERŞADOĞLU








