NurDergi

You are here: Ana Sayfa KUR'AN-I KERİM O’nun yolunda olmak, O’na boyun eğmek..

O’nun yolunda olmak, O’na boyun eğmek..

e-Posta Yazdır PDF

Rabbimizin her türlü emirlerini yerine getirdikten sonra yine O’na tevekkül etmek ve O’nun emirlerine boyun eğerek yine O’nun yolunda O’na boyun eğmek en büyük kulluk ve itaattir.

Ahiretin fırsatlarının kaçırılmayacak yeri dünyadır. Dünyanın fırsatlarının kazanıldığı yer de ahirettir. Ahirete ait herşey için dünya nimetlerinin tamamında işaretler vardır.
Allah’ın emir ve yasaklarının, dünya ve ahiret, ikisi bir arada değerlendirilmediği zamanlarda insanoğlu muhakkak ki zararda olacaktır.
Dünya adına, dünyalıklar devranına düşen bir nefis kendi adına memnun olacaktır, ama sahibini perişan edecektir. Önemli olan nefis, şeytan ve gafletle gelebilecek olan dünya masivası seline karşı dik durmak ve ahiret, iman ve Kur’ân malûmatlarını canlı tutmaktır.
İttihad etmiş kalbler ancak İslâmın, Kur’ân’ın ve imanın kalelerinde huzur bulabilirler, rahatlayabilirler ve güvende olabilirler.
Çok fazla pespaye ve silik sözlerin piyasada kıymetli imiş gibi muamele gördüğü zamanımızda sığınılacak, tahassün edilecek yer yine iman hakikatlarının neşvünema bulduğu yerler olmalıdır.
Ders alacak birilerini değil, ders alınacak bilgileri takip etmeliyiz ve kendimizden başlayarak bunları neşredebilmeli, yayabilmeliyiz. Her zaman ve her mekân imanın ve Kur’ânî bilgilerin parlayacağı ve faydalanılacağı zaman ve mekânlardır.
Küçük bir belâ ve musîbet bile bazan bizim ders hocamız, ikaz edicimiz ve sohbet arkadaşımız olabilmelidir. Cenâb-ı Hak bizleri daima nefis ve şeytanımızdan dolayı kendimize güvenmekten, gaflete düşmekten muhafaza etsin inşaallah.
Gücümüzün üstünde belâ ve hastalıkları bizlere yüklemeyen Rabbimizin ikazlarına hiçbir zaman sırtımızı dönmemiz ve kulaklarımızı kapamamamız lâzımdır.
O’ndan gelene yine O’nun havl ve kuvvetine sığınarak razı olup, O’ndan yardım isteyebilmeliyiz.
Tevazu ve mahviyet içinde çalışarak Rabbimizin her türlü emirlerini yerine getirdikten sonra yine O’na tevekkül etmek ve O’nun emirlerine boyun eğerek yine O’nun yolunda O’na boyun eğmek en büyük kulluk ve itaat olacaktır. Bu kulluk ve inkıyad bizim iki cihanda da yüzümüzü ağartacak en büyük varlığımızdır.
Elbette ki ahiretin fırsatları dünya tarlasında beğenimize ve isteklerimize sunulmuş vaziyette iken bizim için bizden başkalarının bizimle alâkalı seçimleri yapmalarını bekleyemeyiz. Veya bu konuda başkalarının şartları değişik hallerine talip olamayız...
Rabbimiz bizleri kendi yolunda muvafık hareket etmekte muvaffak etsin inşaallah...
Rıfat OKYAY
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

 

 

 

 

 

 
FacebookTwitterGoogle bookmarkDel.icio.usDiggIWIWSatartlapLinkter.huvipstart.huUrlGuru.huBlogter.hu

AYET MEALİ

Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: “Allah’ın yolu asıl doğru yoldur.” Sana gelen ilimden sonra, eğer onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, bilmiş ol ki, Allah’tan sana ne bir dost, ne bir yardımcı vardır.
(Bakara-120)

HADİS-İ ŞERİF

Resûlullah (s.a.v) buyurdular ki: "Nefsim kudret elinde olan Zât'a yemin ederim ki, eğer siz hiç günah işlemeseniz, Allah sizi toptan helak eder; günah işleyen, arkadan da istiğfar eden bir kavim yaratır ve onları mağfiret ederdi."
(Müslim-Tevbe )

RİSALE-İ NUR

Risâle-i Nur'un hocası Risâle-i Nur'dur. Risâle-i Nur, başkalarından ders almaya ihtiyaç bırakmıyor. Herkes istidâdı nisbetinde kendi kendine istifâde eder. Aklınız herbir meseleyi tam anlamasa da, ruh, kalb ve vicdânınız hissesini alır. Ne kadar istifâde etseniz, büyük bir kazançtır." (Konferans)

GÜZEL SÖZLER

Bil ki, kalble gıybet etmek, dille etmek gibi haramdır. Bir kimsenin noksanını, kusurunu başkasına söylemek doğru olmadığı gibi, kendi kendine söylemek de caiz değildir....

(İmam-ı Gazali Ks.)