
Bediüzzaman Said Nursi'nin yakın talebelerinden Said Özdemir'in inşaatıyla bizzat ilgilendiği camii, tamamlanarak Ramazan ayının ilk teravih namazı ile biriktte ibadete açıldı.
Ankara'da yıllarca Nur dersanesi olarak hizmet veren mekanın yerine Bediüzzaman Camii yapıldı. Bediüzzaman Said Nursi'nin talebesi Said Özdemir'in inşaatıyla bizzat ilgilendiği ve büyük gayret sarfettiği camii Ramazan ayının ilk teravih namazı kılınmasıyla ibadete açıldı.Bediüzzaman camisinin açılışına başta Ankaralı nur talebeleri olmak üzere çok sayıda nur talebesi iştirak etti.
Said Özdemir ağabey camii açılışı nedemiyle bir mektup yayınlayarak caminin Kur'an ve iman hizmetindeki önemini değerlendirdi.
‘‘ Bu mekan yıllarca Risale-i Nurların okunduğu ve Kur’ân hizmetinin yapıldığı ve binlerce nur talebelerinin buraya uğrayıp Kur’ân hakikatlerinden istifade ettikleri ve buradan defalarca hapislere gidildiği bir Medrese-i Nuriye idi.
27 Mayıs 1960 tarihinde yapılan inkılab ile Risale-i Nurların okunması ve neşr edilmesi yasaklandı. Fakat nur talebeleri durmadılar hizmeti Kur’âniye’ye devam ettiler. Bu cami yerindeki medresede kalan nur talebeleri 1960’dan 1983’e kadar emniyet tarafından kontrol ve baskı altına alındı, 12-15 defa medrese basılarak topluca tevkif edilip, yıllarca hapislerde yattılar.
Bediüzzaman hazretlerine hayatta iken hizmet eden ağabeylerden; Tahiri Mutlu, Zübeyr Gündüzalp, Bayram Yüksel, Mustafa Sungur ağabeyler, Bediüzzaman Hazretlerinin vefatından sonra burada yıllarca kaldılar ve burada kalan sair ağabey ve kardeşler ile beraber hapislere gittiler. Zübeyr Ağabeyin hususi odası vardı yıllarca orada kaldı. Bir zamanlar Ankara’da yegane dersane burasıydı ve Türkiye’nin muhtelif yerlerinden Ankara’ya gelenlerden bazıları birkaç gün bazıları birkaç ay burada kalırlardı.
Onlardan bazıları:
Molla Hamid Ekinci, Sıddık Süleyman (Kervancı), İbrahim Hulusi Yahyagil, İbrahim Fakazlı, Hasan Atıf Egemen, Mehmed Çalışkan, Mustafa Acet, Mehmed Kayalar, Fethullah Gülen, Re’fet Kavukçu, Salih Özcan….vs
Cenâb-ı Hak bizi o Üstada hakiki talebe eylesin. Kur’âna ve Risale-i Nura hakiki, sadık, halis, şakird eylesin. Âmin, âmin, âmin..’’
NurDergi









