NurDergi

You are here: Ana Sayfa TARİH Körler ülkesinde yaşamak..

Körler ülkesinde yaşamak..

e-Posta Yazdır PDF

Herkesin kör olduğu bir beldede yaşamak zorunda kalsanız başınıza neler gelirdi. Onlarla nasıl anlaşırdınız. Hiç düşündünüz mü?

Tek gözü sağlam adam, uzaklarda renkleri karmakarışık bir köy görmüş ve yaklaşmış köye doğru. Yolları bir tuhaf, evleri bir tuhaf, insanları bir tuhafmış köyün....
Girince köyün içine anlamış meseleyi, körler köyüymüş burası, kadınların,
erkeklerin, çocukların, velhasıl herkesin sımsıkı kapalıymış gözleri...
Gezginci adam karar vermiş burada yaşamaya:
Hiç değilse benim bir gözüm var diyormuş, onlara göremediklerini gösterir, yardımcı olur, onlarla yaşayabilirim diye düşünmüş.
Adam şaşkın hallerine bakıyormuş onların, yürümeleri, konuşmaları doğrusu
başka türlüymüş. Bir gün körlerden biri öteki körün malını aşırmış, sadece
tek gözlü adam görmüş bunu, bağırarak ilan etmiş:
- Filanca, malını çaldı falancanın.
Körler:
- Nereden biliyorsun o kadar uzaktan duyulmaz ki, demişler.
- Ben duymadım, gördüm, gözüm var benim görüyorum. Körler göz diye, görmek diye bir şey bilmiyorlarmış, uzun yıllar içinde çoktan unutmuşlar bu hissi.
- Ne demek görmek, demişler, nasıl görüyorsun yani, duyulmayacak mesafeden
anlıyor musun ne olup bittiğini?
- Anlıyorum tabii...
- İnanmayız, imtihan edeceğiz seni...
Adamıı almışlar uzakça bir yere dikmişler, tecrübeleriyle biliyorlarmış o
uzaklıktan hiçbir şeyin işitilmeyeceğini.
- Anlat bakalım, şimdi biz ne yapıyoruz, demişler. Adam anlatmış...
- Oturuyorsunuz, konuşuyorsunuz, şu ayağa kalktı, bu elini oynattı, beriki
bacağını sallıyor, derken körler bir evin içine girmişler, bağırmışlar:
- Anlatsana...
- İçeri girdiniz, göremiyorum ki... körler bilmedikleri için içeri girmenin ne demek olduğunu:
- Ne olmuş yani içeri girmişsek, elli santim fark etti, anlat anlat, demişler...
- Arada duvar var görmüyorum.
Körler:
- Sen atıyorsun, demişler, demincek tesadüf etti, bak, şimdi bilemiyorsun.
- Çıkın dışarı söyleyeyim.
- Bu kadar uzaktan duyunca ha içerisi, ha dışarısı, ne çıkar yani...
- Ben duymuyorum, ben görüyorum, diyormuş adam.
- Öyle şey olmaz, demişler, sende bir bozukluk var, saçmalıyorsun, acayip
şeyler söylüyorsun, hekime muayene ettireceğiz seni...
Adamı yaka paça alıp köyün hekimine götürmüşler, hekimde kör tabii...
Elleriyle yoklamaya başlamış adamı, yoklamış yoklamış ve parmaklarını adamın
yüzünde gezdirirken:
- Buldum, demiş. bozukluk burada. Adamın açık olan gözünü kastediyormuş
hekim ve:
- Saçmalaması bundan dolayı, diyormuş, ben şimdi hallederim, düzeltirim
onu...
Körler ülkesinde doğruları söylemeye kalkan gezginci, var olan tek gözünüde kaybedeceğini anlayınca zor bela kurtarmış kendini oradan.
Körler görenleri anlayamamışlar, saçmalıyor sanmışlar ve onu da kendilerine
benzetmek için gözlerini çıkarmaya uğraşmışlar.
Eğer sizinde yolunuz körlerin yaşadığı bir beldeye düşerse, aman ha gördüğünüzü onlara belli etmeyin!..
Ertuğrul SÖNMEZ


 

 
FacebookTwitterGoogle bookmarkDel.icio.usDiggIWIWSatartlapLinkter.huvipstart.huUrlGuru.huBlogter.hu

AYET MEALİ

Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: “Allah’ın yolu asıl doğru yoldur.” Sana gelen ilimden sonra, eğer onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, bilmiş ol ki, Allah’tan sana ne bir dost, ne bir yardımcı vardır.
(Bakara-120)

HADİS-İ ŞERİF

Resûlullah (s.a.v) buyurdular ki: "Nefsim kudret elinde olan Zât'a yemin ederim ki, eğer siz hiç günah işlemeseniz, Allah sizi toptan helak eder; günah işleyen, arkadan da istiğfar eden bir kavim yaratır ve onları mağfiret ederdi."
(Müslim-Tevbe )

RİSALE-İ NUR

Risâle-i Nur'un hocası Risâle-i Nur'dur. Risâle-i Nur, başkalarından ders almaya ihtiyaç bırakmıyor. Herkes istidâdı nisbetinde kendi kendine istifâde eder. Aklınız herbir meseleyi tam anlamasa da, ruh, kalb ve vicdânınız hissesini alır. Ne kadar istifâde etseniz, büyük bir kazançtır." (Konferans)

GÜZEL SÖZLER

Bil ki, kalble gıybet etmek, dille etmek gibi haramdır. Bir kimsenin noksanını, kusurunu başkasına söylemek doğru olmadığı gibi, kendi kendine söylemek de caiz değildir....

(İmam-ı Gazali Ks.)